ödeve yardım edeyim mi bilemedim, fikirlerinize ihtiyacım var
baldan kaymak
Ön edit: aile büyüklerinden birini de alıp 1 saat kadar evlerine uğradım. Metodu gösterdim. 2 padragrafı yazdık yaklaşık 70 kelime. Gerisi sende dedim. Anne babasına da bunu öğrenmeli, onun ödevi dedim açıkladım. Çıktım. Hayırlı geceler diliyorum.üni son sınıfta okuyan bir çocuk var elimizde.X bin k
Ön edit: aile büyüklerinden birini de alıp 1 saat kadar evlerine uğradım. Metodu gösterdim. 2 padragrafı yazdık yaklaşık 70 kelime. Gerisi sende dedim. Anne babasına da bunu öğrenmeli, onun ödevi dedim açıkladım. Çıktım. Hayırlı geceler diliyorum.
üni son sınıfta okuyan bir çocuk var elimizde.
X bin kelimelik ödev hazırlaması gerekiyor. Tez gibi intihale sanırım yakalanmaması gerekiyor. Yardım eder misin diye teklif geldi. Tabi efendim dedim. "Konuyla ilgili çalıştım ama bir cümle dahi yazamıyorum" diyor. Konu "sen söyle ödevi bende x bin kelimeyi yazayıma geldi. Bende "bu senin ödevin sen yapmalısın, öğrenme yakalamanın yolu bu. Sohbet edermiş gibi konuyu okuyup, anladığını ses kaydet ve sonra da kaydettiğin cümleleri yazıya dökerek denemek sana çözüm getirir" dedim. Haklısın dedi ve tekraren konu gündeme geldi. Bu kez aileler yardım et dedi. Şimdi benden istenen ödevi benim yapmam açıkçası. Ben böyle birşeyi neden yapayım? Emin olamıyorum. Doğru gelmiyor.
15-20 dk ısrar ettim: 2 saat gel yanıma başlıkları çıkaralım aralara da kendin ekle tamamla dedim. Yarın olsa yanıtı aldım.
Ne yapayım? Ya ufak, kardeşimden de ufak. Bi de karşı cins. Kıramıyorum da, çat çat konuşmak bir çözüm değil hassas yaklaşmak gerekiyor gibi geliyor. Ama kaç yaşında kız sizce yapamaz mı? Bu çocuklar hiç mi birini çekiştirmiyor? Kafası çalışmıyor mu anlamıyorum.
Şimdi mesaj attı yarın 10-13 buluşalım dedim, oturdum ağlıyorum yazmış. Kafayı yicem, bana yol gösterin. Uğraştığım konuya bak ctesi akşamı, av'lanıcaktım konu nerelere geldi.
0
baldan kaymak (25.03.23)
hocam sen de buna bir sınır çizemiyorsan sende de sorun var
üni son sınıftaki kişi çocuk değil 21-22 yaşında insan
0
freebird5406_2
(25.03.23)
sen gayet güzel çözümü bulmuşsun zaten, aynen öyle başlıklar üzerinden yol göster ve yolla. eğer çok elini bulaştırırsan, sana ihale eder kendisi starbucks'a kaçar.
0
malheiros
(25.03.23)
üni son sınıfa kadar kör topal gelmiş klasik genç işte. ülke gençliğinin %75'ini bu hale getirdiler. muhtemelen yalandan bir üni'de yalandan bir bölüm okuyordur. ben olsam yardım ederdim ama kendisine de "ben yapmasam bunu yapamayacaktın, bu yaşa kadar gelmiş ona rağmen bunun altından kalkamadığın için yardım etmenin sana bir faydası olmazdı" derdim.
yap gitsin, kendisine de işsizler kadrosuna hoşgeldin imasını da unutma. bir de hazirandan sonra twitter'da "lütfen bizi atayın, x'e 1 milyon kadro" gibi tweet'ler atmamasını söylersen sevinirim.
0
avatar is back
(25.03.23)
Çok az kelime kullanarak hayatını idame eden, sözlü ve yazılı ifade kabiliyeti sıfıra yakın olan bir nesil yetişiyor. Günün uykudan kalan zamanını sosyal medyada geçiren, okumayan bir kuşak.
Senin 'Yapamaz mı?' dediğin şey Onun için gerçekten 'Yapılamaz' bir şey. Tamamen üzerine almadan, işin bir ucundan tutman, ama ona da taşıtman iyi olacak gibi.
0
Mirket
(25.03.23)
Etmeyin. Benzer durumda ısrarlar sonucu bir arkadaşın açıköğretim lise sınavlarını geçtim adamı mezun ettim. “Lise diploması olmadan güvenlik bile yapmıyorlar” diye ağlayıp duygu sömürüsü yapan adam işe girdikten 2 ay sonra “sabah kalkmak zor geliyor” diye işten istifa etti. Üzerine kız kaçırdı babasının evine getirdi falan. Ben keriz gibi onun sayısal sözel derslerini çözdüğümle kaldım :d
Şu hayatta istemediği şeyi yapmayan insan kaliteli yaşıyordur. Bence yapmayın. Yapınca hayat kaliteniz etkilenecek çünkü.
0
ruhen hastayim ben
(25.03.23)
Eğer gerçekten faydan olsun istiyorsan, senin için bir şekilde kıymetli biriyse oturun beraber yapın.
Umursamadığın biriyse ama ricacılar çoksa yap geç. Ne hali varsa görsün. Beter olsun.
Umursamadığın biriyse "ver parasını yapayım. hayat böyle şimdiden alış buna" de.
Hiç umursamadığın biriyse "hadi sana belediye baksın" de geç.
Deneyimleriniz nedir, cımbızla sürekli alınan kaş, sakal kılı kalınlaşır mı, yoksa aynı kalınlıkta mı kalır?Çok teşekkürler.
Deneyimleriniz nedir, cımbızla sürekli alınan kaş, sakal kılı kalınlaşır mı, yoksa aynı kalınlıkta mı kalır?
Çok teşekkürler.
0
summerof69 (25.03.23)
Hayır. Hiçbir kıl herhangi bir ürün ile aldığınız için kalınlaşmaz. Jilet dahil. Sadece uç kısmı törpülendiği için kalınlaşmış gibi görünür. Cımbızda böyle bir problem olmaz.
0
ruhen hastayim ben
(25.03.23)
Yok öyle bir şey. Şehir efsanesi.
0
halitkin
(25.03.23)
Öye bisi yok demeye gelmistim ki Ruhen Hasta benim yazacaklarimi yazmis bile.
0
Yourcousinmarvinberry
(25.03.23)
Bende kalınlaştı valla
0
cccbehzatccc
(26.03.23)
@cccbehzatccc
Hay çok yaşa.
Ya herkes oyle bir şey yok demiş ama bendekiler neden kalınlaştı o zaman? :/
İlginç olan bununla ilgili bir çalışma bulamıyorum.
0
🌸summerof69
(26.03.23)
Yanağımdaki ince yapılı bir kılı cımbızla almıştım birkaç kez, o artık kalın bir kıl.
Kalınlaştırmıyor diyenler... O zaman gelin bunu açıklayın, hadi :(
Bu yaşıma geldim afrika popom olduğunu yeni öğrendim.Fıtık teşhisi ile gittiğim doktorda, mr falan çektiler evet dedi belinde bir bomba taşıyorsun. Ameliyatlık düzeyde değil ama bunun iki ayağına da vurması normal dedi.Sende dedi Afrika poposu var. O yüzden fıtık, kıl dönmesi gibi sorunlar bu popo t
Bu yaşıma geldim afrika popom olduğunu yeni öğrendim.
Fıtık teşhisi ile gittiğim doktorda, mr falan çektiler evet dedi belinde bir bomba taşıyorsun. Ameliyatlık düzeyde değil ama bunun iki ayağına da vurması normal dedi.
Sende dedi Afrika poposu var. O yüzden fıtık, kıl dönmesi gibi sorunlar bu popo tipine sahip insanlarda sık yaşanır. Kaykılarak oturmaya daha çok meyillilerdir dedi.
İşte şunu yapmıycan bunu yapmıycan dedi tamam orasını anladım ama benim daha farklı bir sıkıntım var.
Kendimi bildim bileli giydiğim şeyler belimde durmuyor asağı iniyor. Yani gotunde don durmuyor dedikleri bu olsa gerek. Doktor öyle dedikten sonra ayıktım büyük ihtimalle sebebi bu.
Fakat ne yapacağım? Normalde L giyiyorsam XL denedim olmadı, XXL giydim olmadı. Boxer, pantolon, eşofman ne varsa düşüyor, çatal matal hak getire reklam alıcam yakında.
Uzun fanila giyeyim dedim o da kurtarmıyor atıyor kendini.
Afrika poposu neymiş? Çıkık popo mu? Doğuştan squat popo mu?
0
Kahvedesu
(25.03.23)
@Mirket, sdjfsg bu toplumda normal karşılanıyor mu cahilliğimden soruyorum bizim bir hocamız vardı okuldayken bunu takan, biraz kısa boylu kiloluydu, super mario diyorlardı. Boydan kurtarırım belki denemek lazım. tenkyu.
@Kahvedesu, valla tam bilmiyorum sanırım biraz büyük ve hemen bel başlamıyor belin olması gereken yerde popo oluyor galiba.
Tasarlanan kıyafetler normalde belde durması gerekirken oturunca popoya iniyor o bel kısmı.
0
🌸ananiyimioguz
(25.03.23)
Tesisatçı çatalı diyola buna. Uzun tişört giyin. Kadın olsaydınız güzeldi.
0
Kahvedesu
(25.03.23)
“Belin olması gereken yerde popo oluyor” kısmı tam kafamda canlanmadı açıkcası. Beliniz nasıl yok?
Afrika poposu teşhisi almadım ama giydiğim pantolon ve eteklerin bel kısmını hep daraltmak zorunda kalırım. Muhtemelen sizin de probleminiz bu. Küçük beden kalçanıza olmuyor, büyük beden alınca da belinizden düşüyor. Siz de mahallenizdeki terzinizle anlaşın. Bu dış görünüş. İşin sağlık yönü apayrı tabii.
Afrikalı kadınlar, çocuklarını arkaya bellerine bağlar ve çocuk o kalça çıkıntısına otururken kadın iki eli boşta işine devam eder. Zaman içinde kalça, çocuğun rahat oturacağı şekilde evrilmiştir.
Valla ben de net bilmiyorum fikir yürüttüm ama benimki bu kadar buyuk ve çıkık degil ya öyle seksilik bi durum yok bence. Belim var ayrica tabii ki :D Ama hic bisey durmadigina gore kalca fazla yer kapliyor sanirim veya biraz yukarida.. anlamadim. Bu doktor disinda kimse bisey dememisti.
Eve gidip yemek yapmak için zamanınız ya da dışarıda yemek gibi bir fırsatınız yoksa konserveton balığı yiyor musunuz?ve böyle durumlarda neler yiyorsunuz? marketten hazır aldığınız bir şeyler var mı?
Eve gidip yemek yapmak için zamanınız ya da dışarıda yemek gibi bir fırsatınız yoksa konserveton balığı yiyor musunuz?
ve böyle durumlarda neler yiyorsunuz? marketten hazır aldığınız bir şeyler var mı?
0
a man alone (24.03.23)
Ben yemeğimi sürekli yanımda taşırım, genelde de bunu öneririm. Ton balığı çok bulaşılacak bir ürün değil hem cıva oranı yüksek hem de deniz ürünlerinin protein miktarı/kullanımı bu amaç için çok uygun değil benim için. Ha münferit olarak yerim ama alışkanlık haline getirmem. Bunların dışında proteinli süt içenler var, bu anlamda benim için piyasada işe yarar tek proteinli süt "Kaanlar Tazelen" markası çünkü içeriğindeki protein tamamen whey, diğerleri büyük oranda kazein, kazeini de 300 saatte falan sindiriyorsun ayrıca alerjik bir ürün, benim için anlamsız yani.
Ekleme yapayım: Ton balığının cıva oranı yüksek derken sadece ton balığıyla ilgili değil tabii, ton balığı büyüklüğündeki her balığın cıva oranı yüksek. Ton balığı aslında bayağı büyük bi balık biliyorsunuz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(24.03.23)
Ton balığı konusunda @Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet le aynı düşüncedeyim.
Şu paketli hindi füme'lerden öneren olabilir. İşlenmiş et olayına sakın girme.
Bir çok katlı buharlı pişiricim var. Bir de airfryer. İkisi de fitnessciler için mucize aletler. Tavuk, et, balık, pilav kısa sürelerde zahmetsiz yapılabiliyor.
0
Mirket
(24.03.23)
Ton balığını yıllardır yemiyorum. Çocukların ve kadınların tüketmemesi gereken bir ürün.
Marketten pratik olması açısından haşlanmış meksika fasulyesi, süzme yoğurt ikilisi yapılabilir. Yanına da hızlıca et/tavuk tavada çevrilir. Yağa ve tuza gerek yok.
0
ruhen hastayim ben
(24.03.23)
Ton balığın nadiren yerim. Sonrasında ağzımda bıraktığı tatda midemi bulandırıyor. Tavuk göğsü hindi füme gibi ürünler daha ideal gibi
0
Gird
(24.03.23)
7daysmealprep konusunu araştırabilirsin. youtube ve reddit'e bakabilirsin. pazar günleri 1 haftalık yemek hazırlayıp buzluğa atabilirsin. 1 gün önceden buzluktan çıkarırsın. diğer türlü her gün uğraşmak zor oluyor.
Duyurunun kamu görevlilerine sorum,Seçim'de sandık görevi alacak mısınız ? Daha önce alanlar tecrübelerini paylaşabilir mi ? Öncesinde eğitim vb. kaç gün gitmek gerekiyor ?
Duyurunun kamu görevlilerine sorum,
Seçim'de sandık görevi alacak mısınız ? Daha önce alanlar tecrübelerini paylaşabilir mi ?
Öncesinde eğitim vb. kaç gün gitmek gerekiyor ?
0
tss (22.03.23)
İstemiyorum ama resen çıkacak.
0
ruhen hastayim ben
(22.03.23)
yarım günlük bir eğitim oluyor
0
faberkastelli
(22.03.23)
Dusunuyordum da cankaya'da hangi sandigi kimden koruyacagim dedim en son. Belki sandik koruma organizasyonuna dahil olurum henuz karar vermedim.
Lütfen terapi ve psikiyati önerisi yazmayınız.Bazen rüzgar hep ters hep ters eser ya. Ve insanların "ben nerelerden döndüm" gibi hikayeleri vardır.Her şeyin ters gittiği bir dönemiz olduysa nasıl çıktınız?Neleri değiştirmeye çalıştınız?
Lütfen terapi ve psikiyati önerisi yazmayınız. Bazen rüzgar hep ters hep ters eser ya. Ve insanların "ben nerelerden döndüm" gibi hikayeleri vardır. Her şeyin ters gittiği bir dönemiz olduysa nasıl çıktınız? Neleri değiştirmeye çalıştınız?
0
cccbehzatccc (21.03.23)
Hocam şanslara, tesadüflere, doğaüstü olaylara değil bilime bakın.
Ben bilimle çıktım. Terapi aldım hala da alıyorum. En dipten geliyorum. Bu sadece bilimle oldu.
Edit: Spor, kendinle konuşma, sosyalleşme… hayatında hiç depresyona girmemiş sadece sıkılmış insanlardan tavsiye dinlemeyin hocam. Daha da dibe batarsınız. Beyin kimyanızın değişmesinden bahsediyoruz, sağlıklı insanların yaptığı/yapabildiği şeyler fayda etmiyor. İnsanlar boşuna mı ilaç tedavisi görüyor lütfen yapmayın.
0
ruhen hastayim ben
(21.03.23)
Ben 15 yıl birine aşık kaldım. Aslında ben öyle sanıyormuşum. Sonunda tekrar başladık ve 6 ay çıktık. Ondan önce alkolik denilebilecek seviyeye gelmiştim. Bu kişi ile tekrar başladık ve 6 ay içinde saçlarım beyazladı ben bundan nasıl ayrılırım dedim. Ayrıldım ve spora başladım. Buna yemin edebilirim, en kral terapiden daha iyidir spor. Koşu, yürüyüş veya kamp. Hayatınız değişecek inanın. Spor tek çözüm.
0
dakota
(21.03.23)
Ben hâlâ o karanlik dönemimdeyim ve hep güzel günlerin hayali ile yasadim.
Fakat sanirim ben hayal kurarken ömrüm çoktan tükenmis olacak...
0
Yourcousinmarvinberry
(21.03.23)
sebat. bir yerlere dogru sonuca cok takilmadan ilerlemek. neresi oldugu onemli degil. masumiyet'te haluk bilginer diyordu: "oglum bekir dedim kendi kendime, yolu yok cekeceksin. isyan etmenin faydasi yok, kaderin boyle. yol belli, ey basini usul usul yuru simdi."
0
antikadimag
(21.03.23)
'En karanlıkta' değil de, birkaç sıkıntıda spor işe yaramıştı... Bir de nasıl olduysa takmamaya başladım, yaşla mı ilgili nedir..ve kabullenme önemli gerçekten.zor, biliyorum. ama sana kolaylaştırıyor bazı şeyler. ve gerçekten hayat sürprizle dolu. 'aldırma gönül aldırma'
0
gadlemler
(21.03.23)
@antikadimag+1
0
Amaranta ursula
(21.03.23)
Açıkçası hayatımda çok karanlık dönemler olmadı. Depresyon gibi bir durum da yaşadığımı düşünmüyorum ama normale göre kötü olduğum bir dönemim olmuştu. Kendimle hesaplaştım, suçun ne kadarının bende olduğunu ölçtün tarttım. Çevreme ufak zararlar verdiğimi fark ettiğimde kantarın topuzunun kaçtığını fark ettim ve yavaş yavaş normalime dönmeye başladım. Beni yatağa iten değil yataktan kaldıran sebeplere odaklandım, ekstra bir şey yapmadım. Dışarıdaki insanlardan duyduğum hiçbir şey de işe yaramadı. (Profesyonel bir yardımı kastetmiyorum).
0
black holes in the sky
(21.03.23)
Az once girdim o karanliga :')
Gezmeye falan baslayacagim sanirim. O da cozum olmazsa iyice dibi boylarim herhalde bilemiyorum.
edit: cikamayacagim ben sanirim
0
aguen
(22.03.23)
depresyonsa mevzu ondan çıkışı bilemiyorum bir kere yaşadığımı düşünüyorum öyle bir şey zamanla geçti. depresyona sokan eğer yaşanılan çok üzücü bir olay vs. ise zamanla geçiyor etkisi diye düşünüyorum. ancak ondan ziyade gelecekle ilgili endişeler bu duruma sokmuşsa depresyondan çıkmak için değil ama çıktıktan sonra bir daha bu durumu yaşamamak için bir şeyler söyleyebilirim. bu aslında pek kompleks bir şey değil. şu an böyle hissetmeni sağlayan ana sorunun ne olduğunu biliyosundur muhakkak. ne gerçekleşirse o sıkıntıyı aşacağın da bellidir. o şeyin gerçekleşme ihtimalini yükseltmek için yapabileceklerin de bellidir. sırayla o şeyleri yapacaksın ve sabredeceksin. sorunum kompleks dediğin gibi "şunu yapınca aşılacak" basitlikte bir şey değil diye düşünme. gerçekten kompleks olabilir sorunun evet ama sen basite indirgeyip en temel şeyleri bulacaksın. zaten "gerçekleşme ihtimalini yükseltmek" dedim çünkü hayat şunu yaptım ve bu sorun çözüldü şeklinde ilerleyecek kadar basit değil maalesef. sen bir şeyler yapacaksın ve yapacağın şeyin sorununa çözüm sağlama ihtimali belki de %1 ama onu yapmazsan çözüme %1 uzak kalacaksın o yüzden deneyeceksin mecbur. 99 tane %1'lik çözüm denedin çözülmedi 100. olarak ne yapabilirim diye soracaksın.
0
semaforo de medianoche
(22.03.23)
terapi ve psikiyatri önerisi yazamadığımız için mecburen cevabı boş bırakıyorum.
0
knight of cydonia
(22.03.23)
spor. sprint atacaksın. her koşun yarış temposu olacak. belgrad ormanı'nda hayvan gibi çığlık atmıştım fazla gaza gelip. müzik ruhun gıdası. modunu çok kolay değiştirirsin. upbeat müzikler dinle. bir de tüm derdini samimi bir şekilde anlatacağın arkadaşların varsa, bol bol kahve eşliğinde boğaz gezileri, muhabbet. + bol flört. seks olmasına gerek yok. flört etmek çok güzel bir moda sokar insanı. bu genel olarak modunu iyileştirmek için yazdıklarım.
çok kötü zamanlarımdan çok çalışarak çıktım ben.
0
gabe h coud
(22.03.23)
zamanla. sakin olup geçici olduğunu hatırla. ne durumdasın bilmiyorum ama çok çok kötü zamanlarım geçti gitti. nefes alıp verdim geçmesini bekledim.
Pasaport almak için iktidarın değişmesini beklemek mantıklı mı?
Unde bach canim
Pasaport harcı bu kadar uçtuğu halde kısa vadede zaten ücretin düşmesi mümkün değil di mi?
Pasaport harcı bu kadar uçtuğu halde kısa vadede zaten ücretin düşmesi mümkün değil di mi?
0
Unde bach canim (21.03.23)
Gençlerden ücret almayacağız diyorlardı geçen gün. Bence ekonomik olarak zorda değilseniz beklemeye değmez. İktidar değişecek de fiyat düşecek de.
0
ruhen hastayim ben
(21.03.23)
uzun vadede dahi fiyatın düşmesine ihtimal vermiyorum. yeni yıl zamları %100'den fazla değil de daha makul bir oranda yapılabilir sadece. 25 yaş altı öğrenci için harçsız pasaport halihazırda var zaten. bu tarz bir uygulamanın kapsamı genişletilebilir belki.
ayrıca seçimin ertesi günü bambaşka bir güne uyanacakmış gibi beklenti görüyorum insanlarda bu çok saçma. hükümet değişse bile ertesi gün hadi her şeyin fiyatını düşürüyoruz demeyecek. pasaport harcına sıra gelene kadar yıllar geçer. o yüzden beklemenin bir mantığı yok.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(21.03.23)
Bence pasaport harcından daha önemli konular var güncel. Ülkenin mevcut rejimi değişmez ise biz de Afganistan gibi olacağız ve Avrupa/US de aptal değil nihayetinde.
Sonuç: her zamankinden daha zor vize muafiyeti, özel pasaportlara bile sınırlama ve normal vatandaş için yurt dışına çıkmanın artık hayal olması...
0
Yourcousinmarvinberry
(21.03.23)
25 yaş altı öğrencilerden zaten pasaport harcı alınmıyor. sadece defter bedeli ödüyorsun o da çok cüzi bir miktar. ilk pasaportumu ben böyle almıştım kaç yıl önce. hatta şuan yl veya dr öğrencisi olup 25+ yaşında olanların da harç ödemeden alma hakları varmış ama onun detayını tam bilmiyorum. bu tarz bir soruyu geçen birisi şuan araba alayım mı yoksa seçim sonrası mı alayım diye sormuştu bende istediğin araba şuan varsa bayide bekleme hemen al demiştim. şuanki fiyatlar seçimi kim kazanırsa kazansın daha makul kalacak bence. ytd.
@Yourcousinmarvinberry hocam 20 yıldır iran-afganistan olucaz geyiği bitmesin mi artık? bir de şeriat gelecek söylemi var hep aynı terane ama gerçekten en güçlü oldukları zaman bile gelmedi sonuç olarak. bu söylemler işlemiyor, çalışmıyor artık. lütfen.
0
debian
(22.03.23)
Öğrencilerden harç alınmıyor +1
25 yaş sınırını bilmiyordum şimdi öğrendim, baya da yüksek bir yaşmış.
"Gençlerden ücret almayacağız diyorlardı geçen gün" böyle bir vaatleri mi var? E zaten öğrenciden alınmıyor harç uzun yıllardır!
Ayrıca bir çoğunuzun abisi olarak tavsiyem, seçim öncesi hiç bir vaade inanmayın. Kim verirse versin, sağı solu yok bu işin. Bizdeki anlayış dün dündür bugün bugündür maaelesef.
https://www.eksiduyuru.com/kullanici/88050/wopşimdi o kadar kpss çalıştım ettim ilanlar gelmeye başladı. gene sınavlar, mülakatlar falan var. olur da memur olursam şu an için alacağım maaş 15-16 civarında bir para.kötü demiyorum. ilk başlangıç için özelde bu paralar yok onu da biliyorum.ama yanlışlı
www.eksiduyuru.com şimdi o kadar kpss çalıştım ettim ilanlar gelmeye başladı. gene sınavlar, mülakatlar falan var. olur da memur olursam şu an için alacağım maaş 15-16 civarında bir para. kötü demiyorum. ilk başlangıç için özelde bu paralar yok onu da biliyorum. ama yanlışlıkla istanbula falan atanırsam, çalışan halim işsiz güçsüz halimden daha kötü bir duruma düşecek. ailemden bildiğim, bu maaş ileride de çok artmayacak. reel anlamda daha kötüye gidecek hatta. evet 657nin çeşit çeşit güzelliği var. büyük salaklıklar yapmazsam kovulmam. maaşım yattı mı sigortada patron çakallık yaptı mı vs gibi dertlerim yok. ama bilmiyorum yani derdim monotonluk değil diğer sektörlerde de indiana jones hayatı yaşanmıyor. ama kamuda olduğun yerdesin. kağıt üstündeki ilerlemeleri ve belki müdürlük vs kitlendiğinde aldığın etiketi saymazsak monolit gibi duruyorsun. tamam hayat işten ibaret değil. ama günün üçte birini alan bir şeyi de böyle geçirmek istemiyorum sanırım. kamu çalışanları bunlarla nasıl başa çıkıyor ya da çıkabiliyor mu?
0
wop (21.03.23)
Özel sektörde çalıştığın müddetçe para kazanırsın. Kamuda çalışsan da çalışmasan da maaşını alırsın. Türkiye'de hiçbir zaman özel sektör kamudan iyi olmadı. Çok eskiden bilgisayar mühendisi olup da öğretmen olarak kamuya atanmak için uğraşanlar vardı.
Monotonluk özel sektörde çok daha fazla. Tatil az. Çalışma yoğun. Deli gibi çalışıyorsun. Özelde çalışmayı övmek değişik bir kafa bence. Son yıllarda ortaya çıktı
0
OrangeYellow
(21.03.23)
Memur olmak dünyanın en güzel şeyi. İş garantin var, sırf bu bile müthiş konforlu bir şey. İzinlerin, kıdem tazminatın, ıvırın zıvırın her şeyin tam yerli yerinde. Hatta özel işler yapıyorsan (öğretmen, polis vs) polisevine gidip 1 liraya çay da içebiliyorsun.
Eğer özel sektörde daha çok para kazanabilecek bir potansiyelin varsa özel sektöre geç tabii. Ama o olsaydı oturup o kadar sene kpss çalışmazdın muhtemelen çünkü kpss saçma sapan bir sınav.
0
roket adam
(21.03.23)
ben kamuda uzmanım bana sorabilirsin istediğini..
ne mezunusun kariyer memurluğu mu istiyorsun, kurum avukatlığı mı mühendis mi düz memur mu?
yds puanın var mı?
yeni başlayan uzman yardımcısı 19 alıyor şu an. temmuzda da artar ama değer mi değmez.
0
Hallegadola
(21.03.23)
kamuda sistem senin çalışmana engel. evrak üstünde her şey tıkırında görünsün yeter. salak salak müdürlere ıqsu düşük insanlara maruz kalacaksın. ancak 5:30dan sonra kralı gelse tanıma ki 657 de atılmakta çok zor. en kötü yanı sen üniversite mezunu uzman bir meslek sahibi olsan da vasıfsız bir sürü insan senden fazla maaş alıcak.
0
mikahakkinen
(21.03.23)
Maaş az evet ama mesai saatiniz az olduğu için ekstra çalışmalarla bir memur maaşına yakın daha gelir elde edilebiliyor. Ben şu an ekstradan çalışmama rağmen hala özel sektörden saatler önce işten çıkmış evime varmış oluyorum.
Üstelik gelecek kaygınız yok. Biriyle ters düşseniz bile mobbinge uğramıyorsunuz. Sevdiğiniz bir işse zaten rahat edersiniz.
Şu an tek eksiniz ev kiraları. O da özel sektörde çalışsanız bile zorlayacaktı sizi. Ben hala ana babasına muhtaç özel sektör çalışanları biliyorum.
0
ruhen hastayim ben
(21.03.23)
Başka şansın yok sanırım. Hiç kendini yorma. Direkt tercih yap. Başka bir seçeneğin olsaydı zaten onu seçmiş olurdun. Memurlar bir noktada özel sektörün gerisinde kalıyor maaş olarak.
0
dissendium
(21.03.23)
kpss lisans sınavı çok zor bir sınav. kazansan bile dediğin gibi nereye gideceğin belli değil, alacağın maaş belli. gittiğin yerde kiranı nasıl ödeyeceksin. psikolojini bozduğuna değmez gibi. özel sektör de berbat halde ama sabah akşam memuriyet övmek de değişik kafa bence.
0
nothing in my way
(21.03.23)
kamuda da ozel sektorde de calistim.
kamuda calisirken daha ust bir kavrama, devlete hizmet ettigimi hissederdim. bu da bana parayla olculemeyecek bir haz verirdi. ayni zamanda uzerinde bir patron olmamasinin getirdigi bir rahatlik vardi.
ozel sektorde calisirken elbette daha fazla para kazaniyorsun. ama bir patrona para kazandiriyorsun aslinda. onun marabasi oluyorsun. simdi ozel sektorde isi kivirabilecegini dusunuyorsan ozelde calis derim, cunku sinif atlamani mumkun kilabilir. hizli yukselebilirsin.
yani ozetle ilerleme yok demissin ama gercekten ilerleme istiyor musun? ilerleme terle, gozyasiyla gelir. buna ihtiyacin veya niyetin yoksa kamuda calisilir elbette.
0
antikadimag
(21.03.23)
aslında sanırım iki temel sorunum var. biri monotonluk, sıkıcılık değil sanırım. bir işe yaradığını hissetme duygusu. her gün aynı şeyi yapayım edeyim bu sorun değil ama bunun gerçek dünyada bir karşılığını görmek istiyorum. diğeri de maddi kısım tahmin edersiniz. tamam özel sektörde herkes girip 10 yıl sonra ceo olmuyor ama kamuda aldığın reel ücret sürekli azalıyor işçi kadrosunda değilsen ya da birkaç istisna kadroda. bir şey olduğunda şekip gitme şansın, başka iş bulma şansın da yok gibi.
Jakuzi suyuna rahatlamak, gevşemek için atılan bir nane vardı. Birşey tuzuydu ama net hatırlamıyorum. Neydi o?Sizin başka bir öneriniz varsa bu amaç için lütfen paylaşın. Teşekkürler.
Jakuzi suyuna rahatlamak, gevşemek için atılan bir nane vardı. Birşey tuzuydu ama net hatırlamıyorum. Neydi o?
Sizin başka bir öneriniz varsa bu amaç için lütfen paylaşın. Teşekkürler.
0
mekaniker (20.03.23)
Banyo tuzu.
0
ruhen hastayim ben
(20.03.23)
epsom tuzu
0
hot potato
(20.03.23)
@ruhen emeğe tık attım :) Banyo tuzu olduğunu biliyorum ama hangisi epsomdu bingo!
0
🌸mekaniker
(20.03.23)
tuz muz değil 9 farklı modu var mı jakuzinin? Bence rahatlatan kısım o.
SelamNasıl arayacağımı bilemediğim için buraya sorayım dedim.Whatsapp'ta mavi tik, son görülme tarzı ne kadar bilgilendirici işaretleme varsa hepsini kapattım, sırf iletişimde çok bağımlılık oluşuyor diye. Fakat mesela bir sevgilim olsa ona şeffaf olmak isterim, onun da bana şeffaf olmasını isterim.
Selam
Nasıl arayacağımı bilemediğim için buraya sorayım dedim.
Whatsapp'ta mavi tik, son görülme tarzı ne kadar bilgilendirici işaretleme varsa hepsini kapattım, sırf iletişimde çok bağımlılık oluşuyor diye. Fakat mesela bir sevgilim olsa ona şeffaf olmak isterim, onun da bana şeffaf olmasını isterim. Fakat bu şeffaflığı ben anama babama göstermek istemiyorum mesela, 1 kişi için telefonumdaki 700 kişiye birden hesap verebilecek hale gelmek istemiyorum.
Sadece 1 kişinin son görülmeyi, mavi tiki vsyi görebileceği bir ayar var mı? Acaba yardımcı olan çıkar mı...
Ayarlarda "şu kişiler hariç..." gibi bir ayar var onu 699 kişiyi işaretleyerek yaptım, olmadı, sadece mevzubahis kişiyi işaretleyerek yaptım yine olmadı... böyle bir ayar var mı?
0
muhayyer divan (20.03.23)
Yok.
Hem neden kapatıyorsunuz, kapatıyorsanız neden bir kişiye açıyorsunuz? Yıllardır ne kendimde ne çevremde mavi tik yüzünden hesap vermek zorunda kalınan bir olaya şahit olmadım. Bir kere bile. Bence anlam yüklemeyin, herkes yedi yirmi dört telefonla olduğumuzu biliyor ve aynı gün içinde o mesajı okuduğumuzu tahmin edebiliyor zaten. Siz onu kapatınca bir şey olmuyor. Bırakın açık kalsın, yiğidin malı meydanda olur :d Ana babanız, patronunuz sandığınız gibi size hesap soracak değil.
0
ruhen hastayim ben
(20.03.23)
Son görülmeyi kişiye özel açabiliyorsunuz, yani kimlerin göreceğini seçebilirsiniz.
Ama mavi tik için bu özellik yok, olsa iyi olur.
0
John Bloor
(20.03.23)
Sadece o kisiyle grup kurarsaniz gruplarda mavi tik kapatilamiyor. Son gorulme olayini bilmiyorum.
0
lallala
(20.03.23)
Son goruntuleme ve online'i kisi bazli yapabiliyorsun fakat mavi tik olmuyor. lallala dedigi gibi gruplarda mavi tiki kapatamiyorsun. gruptan konusursaniz aslinda istedigini yapmis oluyorsun.
0
oshamahue
(20.03.23)
@ruhen hasta
İnsanların hangisinin ne tepki vereceğini kestirmek zor. Üstelik aşırı kontrolcü anne babalar hâlâ var, kardeşler de var. Eskiden kullanmadığım özelliği açıp dikkat çekmek istemiyorum, derdim o. Delikanlılıkla alakası yok yani.
Duyurunun atletik insanlari, 5 yil once bir sure ketojenik beslenerek cok guzel kilo verdim, almadim da, halen istedigim kilolara yakin gidiyorum ancak aldigim zaman bel bolgeme, kalca ustu, alt sirt gibi aliyorum direk, simdi de bir suredir cok dikkat etmemistim, rahatsiz olmaya basladim beslenmeme
Duyurunun atletik insanlari, 5 yil once bir sure ketojenik beslenerek cok guzel kilo verdim, almadim da, halen istedigim kilolara yakin gidiyorum ancak aldigim zaman bel bolgeme, kalca ustu, alt sirt gibi aliyorum direk, simdi de bir suredir cok dikkat etmemistim, rahatsiz olmaya basladim beslenmeme dikkat ediyorum ve onemini biliyorum ama, haftada 3 gun spor yapiyorum, bel bolgesi icin ne onerirsiniz? Spesifik olarak oraya aktif mudahale edebilecegim yogunlasmam gereken egzersizler nelerdir? Tesekkurler, sevgiler
0
kassiopeia (19.03.23)
Öyle bir egzersiz yok.
¯_(ツ)_/¯
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(19.03.23)
Nasıl yok yav.
Russian twist Plank twist/side plank
Direkt etki eden hareketler.
0
ruhen hastayim ben
(19.03.23)
vücudun hiçbir bölgesini egzersizle spesifik olarak inceltemezsiniz.
bel bölgesindeki "yağlanma" muhtemelen iyi beslenmediğinizin ve metabolizmanızın yavaşladığının işareti. Bunu sporla değil yağ yakmanızı hızlandıran bir diyetle yapabilirsiniz.
Bence bir diyetisyene gidin.
Ama tavsiyem bir süre yağı minimize edin hayatınızda (yağsız beslenmek saçma, ama minimuma indirin)
Uykunuzu da iyi alın.
Bu arada yağlanma sadece hareketsizlik ya da beslenme kaynaklı olmayabilir. Bir rahatsızlığın işareti de olabilir insülin direnci gibi.
O yüzden bir diyetisyene gidin mümkünse bir hastanenin diyetisyeni olsun.
0
anten
(19.03.23)
Broscience dusmanligimdan ötürü trilyon kere söylenen şeyi tekrar yazmaya geldim; Bilimsel olarak bölgesel egzersiz diye bir saçmalık yoktur.
Nasıl tarif etsem bilmiyorum. İğrenç değilse bile rahatsız edici. Ama muhtemelen bende sorun var. Yoksa insanlar nasıl bunu alıp da kendine sıksın. Sanki yazın terlemişsin de sonra koltuk altına fln o kokuyu sıkmışsın gibi bir kokusu var. Terle karışan bir koku. Sanki hafiften burnu, genizi yakan bi
Nasıl tarif etsem bilmiyorum. İğrenç değilse bile rahatsız edici. Ama muhtemelen bende sorun var. Yoksa insanlar nasıl bunu alıp da kendine sıksın.
Sanki yazın terlemişsin de sonra koltuk altına fln o kokuyu sıkmışsın gibi bir kokusu var. Terle karışan bir koku. Sanki hafiften burnu, genizi yakan bir koku. Rahatsız edici.
Ofiste de var bunu kullanan. Adını sordum söyledi ama unuttum. Boynerden aldım diyoe bir de.
Var mı benim gibi bir durum yaşayan? Bu erkek kokusunu bilen var mı?
0
mahone (19.03.23)
Evet evet biliyorum. Hatta ben de başta ter zannedip “insanlık hali” diye ses etmiyordum :( Adını bilmiyorum ama piyasadan toplatılsa keşke.
0
ruhen hastayim ben
(19.03.23)
o koku mu bilmiyorum ama arapların sıktığı bir parfüm var benim de o kokudan kusasım geliyor. bu kadar saçma bir koku olamaz. burnu yakıyor resmen.
0
alperz
(19.03.23)
daha spesifik bir tarif verirseniz belki bilen çıkar. şekerli, baharatlı, metalik vs vs. ter kokan bir parfüme denk gelmedim. kullanan kişi parfümle beraber ter kokuyordur belki.
0
paintov
(19.03.23)
Bence Axe.
0
buf-e kür
(19.03.23)
Bir kere iğrenç kokmuyorlar ama kisiden kisiye değişiyor. Dior sauvage edp bazen tere yakın kokuyor diyenler oluyor. Onun dışında kouros olabilir.
0
logisticsmanager
(19.03.23)
black orchid kadın ağırlıklı unisex parfüm, erkekler de kullanıyor. aynı tarif ettiğiniz şekilde tanımlıyorum ben de bu kokuyu.
Exxen hariç bütün platformlara üyeyiz. Ama izleyecek bir şey bulamadığımız için sürekli eskiden izlediğimiz filmleri izliyoruz. Dizi kısmında da izleyecek yeni dizi bulamıyoruz. Sizde de böyle mi yoksa bize has bir anormallik mi bu?
Exxen hariç bütün platformlara üyeyiz. Ama izleyecek bir şey bulamadığımız için sürekli eskiden izlediğimiz filmleri izliyoruz. Dizi kısmında da izleyecek yeni dizi bulamıyoruz. Sizde de böyle mi yoksa bize has bir anormallik mi bu?
0
condom kurşunu (19.03.23)
bu garanti ata oynamak gibi, sonunda iyi kötü ne alacağını biliyorsun :)
0
freebird5406_2
(19.03.23)
Az önce 10. defa Kış Uykusu’nu izleyip geldim. Konfor alanı ile ilgili bir şey olabilir.
0
ruhen hastayim ben
(19.03.23)
Bizde de böyle maalesef. Sürekli ilişki testi ve konuşanlar bölümleri izliyoruz bu yüzden
0
keep out
(19.03.23)
750 çeşit polisiye dizi ve bunları izleyebilecğeim platform var, ben hala teve2'de gece yarısı gösterilen kanıt'ı 75. defadır izliyorum.
size has bir anormallik değil.
0
kibritsuyu
(19.03.23)
anormallik değil ama muhafazakarlık, yeni şeylere kapalılık vs.
Merhabalar. 4 aydır Almanca öğreniyorum. Cümle kurmaya çalışıyorum ama akmıyor. Bunu ne zaman aşarım? Almanca bilenler siz böyle bir durum yaşamış mıydınız? İngilizce bu dilin yanında bebek işi gibi gelmeye başladı. Bende mi sorun var acaba? Okuma olarak durum daha iyi. Sağ olun.
Merhabalar. 4 aydır Almanca öğreniyorum. Cümle kurmaya çalışıyorum ama akmıyor. Bunu ne zaman aşarım? Almanca bilenler siz böyle bir durum yaşamış mıydınız? İngilizce bu dilin yanında bebek işi gibi gelmeye başladı. Bende mi sorun var acaba? Okuma olarak durum daha iyi. Sağ olun.
0
dissendium (17.03.23)
Youtube’ta goethe institut’ün sertifika videolarındaki yöntemle çalışın. Dil seviyenize göre 100-150 kelimeyi kartlara yazın. Sonra karıştırıp bir kart seçip önce soru cümlesi sonra düz cümle kurun veya o sorunun cevabını verin ama evet hayır gibi basit bir cevap olmasın. Örneğin: doktor kelimesi için “şehir merkezindeki hastanenin doktorunu tanıyor musun?” gibi uzatın. Cevabı da yine uzatarak verin “Evet tanıyorum. Dün onu kahve içerken gördüm.” gibi.
Daha ileri bir seviye için de bir konu seçersiniz. Örneğin burçlar. Sonra bu konuda akıcı konuşmaya çalışırsınız. Böylelikle o konuya dair terimleri de öğrenmiş olursunuz.
Ben bu şekilde aklıma ilk gelen senaryoya ait cümleyi kurmaya çalışıyordum. Bu sayede hem akıcı oluyordu hem de bilmediğim kelimeleri de öğreniyordum. Sonra o kelimeleri de artikelleriyle beraber karta yazıp ekliyordum. Bence tek başınıza yapabileceğiniz en etkili çalışma budur. İmkan ve zaman varsa kursa gitmek en güzeli.
0
ruhen hastayim ben
(17.03.23)
üçüncü bir dili öğrenmek ikinciye göre her zaman daha zor oluyor sanırım. bende de aynı sorun vardı, ben kelime eksikliğinden olduğunu düşünüyorum. nihayetinde ingilizceyi kaç senedir biliyorum, kelime dağarcığımda haliyle daha fazla. oturup kelime ezberlemek belki faydalı olabilir çünkü almancada fazla zaman kipi yok zaten, onu çözdüyseniz sorun kelime olabilir sizin durumunuzda da
0
Olric
(17.03.23)
1.5 - 2 seneden sonra yavaş yavaş ama akan cümleler kurmaya başlarsın. Gerçekçi hedefler koy kendine, o kursu almanya'da alsan bile 3-4 ayda akıcı cümle kurman zor. (C1 almancam var oradan hareketle)
0
roket adam
(17.03.23)
Günlük tutun. Konuşma pratiği yapma fırsatınız varsa preply falan üzerinden yapın. Günlük kesinlikle tutun ama.
0
anten
(17.03.23)
B2 kurunda en geç b2 bitince dili çözülüyor insanın. Eğer almanca konuşulan bir ülkede yaşamıyorsan, kurstaki herkesle türkçe ya da ingilizce bilmiyormuşçasına hep almanca konuşmayı kararlaştırıp bolca vakit geçirmeye çalışabilirsiniz. Bunu yapanlar zar zor anlaşsa da b1 den itibaren ciddi iletişim kurabilecek akıcılığa erişiyorlar. Gerçekten ne kadar kullanırsanız o kadar çabuk oluyor. Yapamıyorum dememek yetersiz de görseniz öğrendiğiniz şeyleri kullanmaya zorlamak gerekiyor.
0
bitanisanseversin
(17.03.23)
Ben de 6 aydir ogreniyorum. Gece fiil cekimleri yaptigim kabuslar goruyorum. Gercekten dedikleri kadar varmis. Grameri ne kadar iyi ogrensem de basit cumleler dahi ikina sikina cikiyor.
yokluktan Fırın kağıdı yerine kıymanın sarılı olduğu,kasabın verdiği kağıdı fırında kullanan arkadaşımımız ölümümüze sebep olur mu? Kağıt eridi köftelerin a
yokluktan Fırın kağıdı yerine kıymanın sarılı olduğu,kasabın verdiği kağıdı fırında kullanan arkadaşımımız ölümümüze sebep olur mu? Kağıt eridi köftelerin a
0
cosmicgadin (16.03.23)
Ben olsam kofteleri yemem. Pilastik yapismistir kofteye hep.
0
zimbirik
(16.03.23)
Onu yapacağına bir borcam içinde fırınlayabilirdi.
0
ruhen hastayim ben
(16.03.23)
yerse bu tip hatalar yapmaya devam edebilir yapışan yerleri komple kesebiliyorsa ne ala
0
bir soru sorcam
(16.03.23)
Yapışmadı. Sadece kağıt plastik gibi büzüştü. Yalnız tadı çok güzel olmuş.
Sizce Türkiye de üretilip ABD pazarında en karlı ne satılır?Türkiye ve Abd de şirket kurduğumuzu düşünsek.
Sizce Türkiye de üretilip ABD pazarında en karlı ne satılır? Türkiye ve Abd de şirket kurduğumuzu düşünsek.
0
UriahHeep (16.03.23)
Erkek arkadaşımın abd de kurduğu bir şirketi var türkiyeden yazılım ihracatı yapıyor. Yat sektöründen eczacılığa kadar çok fazla alanı var.
0
ruhen hastayim ben
(16.03.23)
Urun olarak; Daha kolay olarak tekstil urunleri ve kozmetik urunleri, dogal urunler, sabun vs... Biraz daha ugrasli ve masrafli yoldan mobilya
Ya da hizmet, call center, it destek vs... Bir tanidik bir sehirdeki taksi hizmetlerinin telefon operasyonunu turkiye'den idare ediyordu mesela.
0
mirafiori
(16.03.23)
Birçok aşamasını en iyi bildiğiniz iş en karlı iştir derler.
Şu an tekstilden gıdaya, otobüsten, mermere hatta hizmet sektörüne kadar onlarca ürün ve hizmet sayabilirim ama hangisini biliyorsunuz? Tedarikçisini, nakliyecisini orada pazarlayacak adamı networkü tanımanız önemli.
Atıyorum ben diyeceğim ki tekstil... Ama ben işi bildiğim için, tedarikçi tanıdığım olduğu için 50 cent'e mal ediyorumdur. siz piyasayı bilmediğiniz için 2 dolara mal ediyorsunuzdur.
bir de bazen üretmek yerine önce ürün almak isteyen müşteriyi bulmak, atıyorum otellere sabun, şampuan vs satacaksınız. Gidip önce fason üretecek üreticilerden fiyatlar alın. Pazarlık yapın. Sonra o fiyat teklifleriyle birkaç butik otele gidin ürün numunelerini gösterin, fiyat teklifi verin. Siparişleri alın, kendi markanızla şişeletip satmak da bir yol. Ama sektörü bilmek yine önemli.
0
anten
(16.03.23)
Doğru sorular doğru cevapları getirir. En karlıyo değil satabileceğimiz ürünü arayın. Bana kalsa doğal taş takı en karlisi. Ama sen satabilir misin mesele bu.
Merhabalar. Bir çalışma masası almak istiyorum.Şu ürünü beğendim.https://www.trendyol.com/ceramical/atlantik-cam-calisma-masasi-bilgisayar-masasi-ofis-masasi-60-x-160-cm-p-99925392Yalnız bu ürün 160 cm. Bana 120 cm ya da 140 cm yeter. Almışken 160 cm almak mantıklı mı?Ürün basit gözüktüğü için sağla
Yalnız bu ürün 160 cm. Bana 120 cm ya da 140 cm yeter. Almışken 160 cm almak mantıklı mı?
Ürün basit gözüktüğü için sağlamlık konusunda şüphe ettim. Kullanan varsa bilgi verebilir mi?
Bu sadelikte başka ürün tavsiye eder misiniz? Raf olmasını istemiyorum. Sağ olun.
0
dissendium (12.03.23)
Ben bunun beyaz renk daha kısasından aldım.
Tahta kalitezi genellikle çok kötü oluyor. O demirleri vidalıyorsunu farklı bir model değilse. İllaha ki esnek kalıyor. Yani düşündüğünüz gibi çok sağlam düşünmeyin ama yıkılacak gibi değil. Masa olarak kullanırsınız özetle
Sadece bu ürünleri yollarken yorumlardaki gibi köşelerini güzel paketlemediklerinden deforme olabiliyorlar.
0
baldan kaymak
(12.03.23)
merhaba. mobilya işinin içinde biri olarak önerim, almamanızdır. uzun ömürlü ürün değil ve bu model profil ayaklılarda sallanma sorunu oluyor. yani pek sağlam olmazlar.
Bellona İstikbal'den şaşmamak lazım. ürünleri kaliteli, fiyatını hak eden malzeme üreten firmalar.
0
Leonardo~Da~Vinci
(12.03.23)
Bir benzeri ofiste var, sol tarafı sallanıyor maalesef. böyle ince ayaklı bakmasanız daha iyi.
0
penceredengorunenmorbina
(12.03.23)
Şundan memnunum, hem sallanmıyor hem kablo için ayrı yeri var. Yer de tutmuyor.
Mobilya sektorunden ben de geldim pek tavsiye etmem demeye ama istikbal bellona nedir ya? Bi kere ikisi de ayni firma zaten ve kapisindan gecmeyecegim firmalar.
Koctas, vivense balan bakilir. Begenilen urun internette aratilir. En ucuz nerede satiliyorsa oradan alinir. Koctas vivense deme sebebim de seckilerinin cok olmasi oradan alin diye degil.
0
another satisfied lover
(12.03.23)
Sebebini de soyleyeyim. Sallanir. Ama sebebi bacaklarin ince olmasi degil. 7lik profil de kullansan sallanir cunku statigi zayif. 2 destek noktasini pivota baglayan bir destek olmayan her sey sallanir. Ustunde 160x80lik sunta var nerden baksan 10-15 kgdir.
0
another satisfied lover
(12.03.23)
İkeadan aldım çok güzel fakat ayarlanabilir ayak aldım pişman oldum tangır tungur ses çıkarıyor düz almak lazım.
0
kararsızataletfilozofu
(12.03.23)
Bu masanın 160cm'lik modelini kullanıyorum. Uzunluğun gereksiz büyük olup olmayacağı konusunda benim de tereddütüm vardı ancak şu an iyi ki bu kadar geniş olanı almışım diyorum. Hatta 180cm olsa ona da hayır demezdim. Masa üzerinde bir monitör, bir laptop, çalışma kitaplarım/defterlerim ve masa lambam var. Bunlar için yeterli oluyor.
Masa kalitesi için diğer arkadaşlar gibi usta yorumu yapamam ancak basit kullanıcı olarak benim masa ihtiyacımı tamamen karşıladığını söyleyebilirim.
0
estranged
(12.03.23)
Benim masam da 160, keske 180 200 hatta 300 alsaymisim. Ne kadar yeriniz varsa o kadar masa alin derim yayila yayila calisirsiniz :D
Uyanir uyanmaz 15 20 dklik egzersiz yapmak bunyeye agir gelir mi veya zararli mi olur?
Uyanir uyanmaz 15 20 dklik egzersiz yapmak bunyeye agir gelir mi veya zararli mi olur?
0
unidentified floating object (12.03.23)
önce bir bardak tuzlu su. sonra çalış. hidrasyon önemli.
0
alperz
(12.03.23)
Çok ağır egzersiz yaparsan şekerin düşüp bayılabilirsin. Ağzına bir şeker atmanda fayda var.
Hafif bir antrenman ise düşündüğün, sorun yok.
0
Mirket
(12.03.23)
10 dk hiit ile güne başlamak iyi oluyor. Ağırlık antrenmanı gün içinde 3-4 saatlik açlıkla yapılırsa daha iyi.
0
ruhen hastayim ben
(12.03.23)
çok çelişkili cevapları var bu sorunun. bizim spor hocası sabah saatleri iyidir diyor ama okuduğum bir kaç makale sabah saatlerinde stres hormonları yoğun olur vücuda ek yük bindirmek iyi olmaz gibi şeyler söylüyor. bla bla
0
sanemz
(12.03.23)
Uyanir uyanmaz egzersizin iyi bir sey olmadigi kanitlandi.
https://www.yatsan.com/tempur-easyclean-yastik-soft_80464?p=454731Bir yastık ile problemin çözüleceğine inanmıyorum tabi ki. Ama çeşitli şeylere bakarken, bu tür yastıklar da gördüm ve bana göre çok pahalı. Ama vaat ettiklerini gerçekleştiriyorlar mi acaba çok merak ettim?
Bir yastık ile problemin çözüleceğine inanmıyorum tabi ki. Ama çeşitli şeylere bakarken, bu tür yastıklar da gördüm ve bana göre çok pahalı. Ama vaat ettiklerini gerçekleştiriyorlar mi acaba çok merak ettim?
0
fakat (12.03.23)
bir yerde reklam olsa da bu yastıklar iş yapıyor gerçekten, ben de kafamı koyana kadar inanmazdım, tavsiye ederim.
ayrıca daha yastığın fotoğrafına bakarken uykum geldi, işe yaramama şansı yok :D.
0
gule gule
(12.03.23)
Bundan bende var. Fiyatı uçmuş bu fiyata almazdım. Kafanızın, pozisyonun şeklini alıyor ki bence bu iyi bir şey değil. Arada yastığı elimle kabartmam gerekiyor. Boynum ağrıyor bazen. Mağazada denediğimde bayılmıştım ama uzun süreli kullanıma uygun değil bence. Denemeden almayın.
Yulaf ezmesi nedir, ne değildir. Yulaf ezmesi eğitimi.
muhayyer divan
SelamYulaf ezmesi denen malzemeyi ne zaman kullandıysam asla yumuşatamadım, ne yaptıysam yumuşatamadım. Yumuşamayınca da yiyemeyenler var, yedirmem lazım.Lütfen bana bunun eğitimini verir misiniz, internette de doğru düzgün bilgibulamadım, benim yulaflar mı sorunlu, ben mi beceriksizim, yulaf mı yum
Selam
Yulaf ezmesi denen malzemeyi ne zaman kullandıysam asla yumuşatamadım, ne yaptıysam yumuşatamadım.
Yumuşamayınca da yiyemeyenler var, yedirmem lazım.
Lütfen bana bunun eğitimini verir misiniz, internette de doğru düzgün bilgibulamadım, benim yulaflar mı sorunlu, ben mi beceriksizim, yulaf mı yumuşamayan bir şey??
Bilen ve yardımcı olan arkadaşlara çok teşekkürler... :(
0
muhayyer divan (11.03.23)
Yulaf bilinenin aksine uzun sürede yumuşar çünkü yulaf liflerden oluşan bir ürün, haliyle çözülmesi zaman alır. Yani sıcak suyu koydum 5 dakika sonra hazır gibi değil ben sıcak suyu koyup bi 20 dakika yarım saat falan bekliyorum, diğer türlü yumuşamaz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(11.03.23)
ben sütlaç gibi pişiriyorum. tavaya yulaf ezmesi ve su döküp pişiriyorum, suyu tamamen çekip pişince yumusuyor, üzerine süt döküp afiyetle yiyorum.
0
abelardo
(11.03.23)
eti lifalif disindakiler bana iyi degil gibi geliyor.
onu da sut koyup yarim saat dolapta bekletsen yumusar.
hizli olsun diyorsan mikrodalgaya atsan iki dk'da yumusuyor.
0
heartwork
(11.03.23)
hocam ben sütle blender'da çekip toz yapıyorum bunu. başka türlü ne yumuşuyor, ne yeniliyor. sütle yulafı çekince hem içecek gibi alması kolay oluyor, hem de yumuşatma gibi bir derdiniz kalmıyor.
0
kibritsuyu
(11.03.23)
Ben sabah büyük bir kupanın içine yulafı atıp üzerine protein süt ekleyip buzdolabına koyuyorum. Akşama doğru alıp kaşıkla yiyorum. Yumuşamış oluyor hem de içine lezzetli olsun diye abuk subuk şeyler katmadan güzel bir şey yemiş oluyorum.
0
ruhen hastayim ben
(11.03.23)
Dümdüz yoğurtla beraber yiyorum ya yumuşamış hali çok sümüksü gibi geliyor bana. Sert halinin ağızda bıraktığı hissi seviyorum. Sütle de olur da yoğurtla daha güzel oluyor yazın özellikle serin serin güzel geliyor. Bunu da sağlıklı beslenme vs değil ara öğün olarak yiyorum yani kendi özgür irade tercihim :d
Merhabalar. İyi hafta sonları. Hayatınızda küçük lüksler olarak değerlendirdiğiniz neler var? Şunu demek istiyorum. Belki LCW'den ayakkabı alıp giymek yerine Nike ayakkabı almak bana göre küçük bir lüks. Bu şekilde 5 bin TL'ye kadar neler alıyorsunuz? Bir de iyi markaları tercih etmek sizi mutlu edi
Merhabalar. İyi hafta sonları. Hayatınızda küçük lüksler olarak değerlendirdiğiniz neler var? Şunu demek istiyorum. Belki LCW'den ayakkabı alıp giymek yerine Nike ayakkabı almak bana göre küçük bir lüks. Bu şekilde 5 bin TL'ye kadar neler alıyorsunuz? Bir de iyi markaları tercih etmek sizi mutlu ediyor mu? Sağ olun.
0
dissendium (11.03.23)
saat, sneakers, viski, gomlek ve kot ceket manyagiyim, buyuk koleksiyonlarim var. gereksiz bir harcama luksten ziyade gibi ama seviyorum bunlarin kalitesini ve pahalisini almasini.
0
baldur2
(11.03.23)
Luks harcamam yok ama arastirip daha uyguna alabilecegim seyleri ugrasmaktan hoslanmadigim icin hep ayni yerlerden aliyorum. Mesela kiyafet, aksesuar hep zara ya da hm. Farkli farkli yerlere bakip vakit harcamaktan muthis bunaliyorum. Tasarruflu olmaya calismamam basli basina luks bi tutum olabilir. Bunun disinda ayrica kendimi simarttigim bir sey yok. Minimal yasiyorum.
0
unidentified floating object
(11.03.23)
Birkaç ay önce başlayıp yakın zamanda bırakma kararı aldığım bir alışkanlık. Bunun biraz kompleks olduğuna karar verdim. Önceden bir şey alacağım zaman Zara, Mango, Adil Işık'tan bakmaya başlarken artık önce Beymen'e, Yargıcı'ya, Twist'e bakıyorum gibi. Atıyorum vücut bakım ürünlerini artık Gratis'ten değil de Yves Rocher'dan alıyorum gibi. Geçenlerde kendime kürk aldım gerçek değil tabii ki ama normalde çok az giyeceğimden emin olduğum ve bu sebeple de böyle büyük bir para vermeyeceğim üründü o.
İyi markayı tercih etmek mutlu değil de bir tatmin duygusu yaratıyor bende, eskiden alamayacağımı bildiğim bir şeyi artık alabiliyor olmak mutluluk değil de bilmiyorum farklı bir duygu yaratıyor.
Son zamanlarda rahatsız olduğum bir duygu bu yüzden tasarrufa yönlendiriyorum kendimi, ihtiyaç mı? istek mi? sorusuyla hareket etmeye, alışverişten sonra pişman olmamaya çalışıyorum. Mesela kahve makinesi aldım bana göre büyük bi para vererek bir gün bile pişman olmadım, ama kürkten pişman oldum. Bunu almadan önce anlayabilecek duruma gelebilirsem süper olacak.
0
mutekebbir
(11.03.23)
Dolma kalemdi ama artık alamıyorum. Sürekli kullanmadığım için mürekkepler de iyi dayanıyor ama biri bitmeye yaklaşmış, açıp bakamıyorum fiyatına.
0
black holes in the sky
(11.03.23)
ayakkabi, gunes gozlugu. pahali markalardan aliyorum bunlari zaten. kisa sureli kendimi zengin hissediyorum dks. gozlukte cok begenirsem hm, mango falan da aliyorum. kisa sureli bi mutluluk oluyor. 12 saat falan
0
Kittie
(11.03.23)
Bir kıyafet alacaksam önce massimo dutti'ye giderim. Alacağım şeyi massimo'da bulamazsam ancak öyle başka mağazalara uğrarım. Takıntı gibi biraz. Her şeyiyle aynı iki ürün olsun, massimo daha pahalıysa bile massimo'dan alırım. Öyle bir güven vermiş bana. Bu sayılabilir sanıyorum.
0
sailor
(11.03.23)
Çok iyi viski ya da şarap içmek. Ya da XO VS konyak falan...
0
alperz
(11.03.23)
Otel rezervasyonlarında suit oda tercih etmek.
0
ruhen hastayim ben
(11.03.23)
çok kaliteli çikolata, harem çikolata mesela, 5 bin tl değil ama pahalı.
Ve yine olsa ayni olcu mu alirdiniz, daha mi buyuk alirdiniz?
Ve yine olsa ayni olcu mu alirdiniz, daha mi buyuk alirdiniz?
0
another satisfied lover (10.03.23)
2 adet 90x200. Tek 180x200 de yanındakinin hareketleri hissediliyor.
0
sttc
(10.03.23)
180x200 tek parça. Yanındakinin hareketi hissedilmiyor bu sistemin bir adı vardı. Ben bu yatağı tek yatmak için almıştım ama iki kişi için de ideal bence. Özellikle yazın.
0
ruhen hastayim ben
(10.03.23)
2 tane 100x200 birleştirip 200x200 yaptık. Bu ölçü çok büyük, 160x200 kullandık o da çok küçük. En ideal ölçü, vücut ölçüsünden bağımsız, 180x200.
0
etna
(11.03.23)
Yanındakinin hareketlerinin hissedilmemesi için paket yaylı yatak alınması gerekir.
Mümkünse 200x200, değilse 200x180 idealdir.
0
mada
(11.03.23)
2 tane 90x200
0
eick
(11.03.23)
uzun yillardir 160x200. biraz daha genisini almayi tercih ederim yeni alacak olsam.
Doğum günlerimde çiçek çikolata vb hediye gelmesini pek sevmem. Eşim de her defasında gönderir ya da engel olabilirsem engellerim. Bu doğum günümde ben ona çiçek göndermeyi düşündüm, doğum günüm bana geldiğin gündür diyerek :) bir yerde duymuştum değişik geldi, çok mu abuk olur sizce
Doğum günlerimde çiçek çikolata vb hediye gelmesini pek sevmem. Eşim de her defasında gönderir ya da engel olabilirsem engellerim. Bu doğum günümde ben ona çiçek göndermeyi düşündüm, doğum günüm bana geldiğin gündür diyerek :) bir yerde duymuştum değişik geldi, çok mu abuk olur sizce
0
kondansator (10.03.23)
Aşko kuşko gibi bi şey olur.
0
sanemz
(10.03.23)
Bence güzel olur yav. İnsan sevdiğine karşı tam olarak böyle olmalı bence çiçekten zarar gelmez şımartılmak çok güzel şey :d
0
ruhen hastayim ben
(10.03.23)
Eşinize çiçek göndermek için bir bahaneye ihtiyaç yok aslında, ama sizin doğum gününüzde göndermenizin biraz handikapları var.
Mesela bu sene unutmuş olabilir eşiniz, size bir hediye çiçek vs almamış olabilir. Siz de bunun üstüne böyle bir şey yapınca acaip kötü hisseder kendini.
Yanılıyor muyum?
0
John Bloor
(10.03.23)
bana gelse saçma olduğunu düşünürüm ama bu sizin eşinizle iletişiminize bağlı. Ben alakasız bi günde durduk yerde gelen çiçekleri daha güzel buluyorum
0
alaimisema
(10.03.23)
nasil sevilmek istiyorsak genellikle karsi tarafi oyle severiz. esinizin 'sevgi dili'ni size yaptiklarindan anlayabilirsiniz. buradan yola cikarak esiniz kendisine cicek vs. gelmesini seviyor demek ki, bence arada bir gonderirseniz epey mutlu olur gibi geldi.
0
kassiopeia
(10.03.23)
birbirine çiçek gönderen eşler… ne güzel. içinizden geldiyse gönderin, düşünmeyin.
arkadaşıma doğum günü için spa hediye etmek istiyorum. istanbul avrupa yakasında temiz, güvenilir ve tabii hediye olduğu için ambiyansı da cool olan bir spa öneriniz var mı?
arkadaşıma doğum günü için spa hediye etmek istiyorum. istanbul avrupa yakasında temiz, güvenilir ve tabii hediye olduğu için ambiyansı da cool olan bir spa öneriniz var mı?
yahya kemal ile dönemdaş olabilir. türkçü bir çizgide. ünlü, bilinen bir isim. mauser ile intihar etmeye çalışıyor olmuyor.bunların bir kısmında kısmen ya da tamamen yanılıyor olabilirim elbette. ama emin olduğum silahla intihar etmeye çalışması.kimdir bu isim?
yahya kemal ile dönemdaş olabilir. türkçü bir çizgide. ünlü, bilinen bir isim. mauser ile intihar etmeye çalışıyor olmuyor. bunların bir kısmında kısmen ya da tamamen yanılıyor olabilirim elbette. ama emin olduğum silahla intihar etmeye çalışması. kimdir bu isim?
Günlük tutuyorsanız yazdığınız konular genelde ne oluyor? Günlük şeyler mi yazıyorsunuz? Ne sıklıkla yazıyorsunuz?
Günlük tutuyorsanız yazdığınız konular genelde ne oluyor? Günlük şeyler mi yazıyorsunuz? Ne sıklıkla yazıyorsunuz?
0
şeyh x (09.03.23)
Günlük tutmayı veya yazı yazmayı hiç sevmem ama psikologum bir yıldır ısrar ettiği için artık haftada bir kere bir şeyler karalıyorum. Bazen unutup iki haftada bir yazdığım oluyor. Hislerimi yazıyorum üstün körü.
0
ruhen hastayim ben
(09.03.23)
Psikoloğumun isteğiyle, kötü duygulara ve endişeye neden olan olayları bir çizelgede yazıyorum.
0
gabe h coud
(09.03.23)
Ben tutmuyorum da Kazım Karabekir tutmuş zamanında. Yapı Kredi kültür Yayınları da yayınlamış. Şu an onu okuyorum. Kimi gün sadece 'Sütcüye beş kuruş' yazmış. Kimi gün yazdığı Tarih kitaplarına konu olur.
0
Mirket
(10.03.23)
Gunluk tuttugum zamanlar hep en dipte hissettigim zamanlar oluyor. O yuzden o zamanlarda yazdigim seyler hicbir sey ifade etmedigi icin artik yazmiyorum.
Duzenli olarak tutsam guzel olur aslinda da ortalama bir gunde 2 haftalik olay yasadigim icin vaktim yok.
0
aguen
(10.03.23)
- Günlük tutuyor musunuz? + Evet tutuyorum.
- Günlük tutuyorsanız yazdığınız konular genelde ne oluyor? + Yazacağım zamandaki düşüncelerim.
- Günlük şeyler mi yazıyorsunuz? + Hem günlük hem genel düşüncelerim.
- Ne sıklıkla yazıyorsunuz? + Belli bir ortalama yok.
0
put it in your appropriate place
(10.03.23)
23 yıldır tutuyorum ama elbette her gün yazmıyorum. Birgün izledigim bir filmi ya da diziyi anlatıyorum çok etkilendiysem, kimi zaman hayatı sorguluyorum, kimi zaman eaki günlükleri okuyup değişen şeyleri anlatıyorum.
0
howfaristhesky
(10.03.23)
bu düşündüğümü unutmayayım diye not tutuyorum sürekli.
ve evet bazen bunu yazmayayım diyorum, 3 gün sonra ne düşünmüştüm lan ben diye unutuyorum.
gerekli bir şey düzenli not tutmak.
eskiden defter tutuyordum şimdi tablet.
0
duyurukullanıcısı
(10.03.23)
Tweet atiyorum. Is hesabimin disinda kendi kendime konustugum bi hesap var az takipcili, girgir makara takiliyorum, sanat sepet paylasiyorum, bence baya iyi bi gunluk.
kasiyer poşet verirken ya da memur kağıt verirken parmağını yaladığında ne düşünüyorsunuz ve oraya tekrar gitmemeyi düşünüyor musunuz?
kasiyer poşet verirken ya da memur kağıt verirken parmağını yaladığında ne düşünüyorsunuz ve oraya tekrar gitmemeyi düşünüyor musunuz?
0
ya ben lan neyse (08.03.23)
hayir oraya tekrar gitmemde bir etkisi olmaz. kagit sayarken parmagini yalasa da yalamasa da o paralar, kapi kollari, asansor dugmeleri, pos cihazi tuslari falan zaten kirli. diger insanlarin yaptiklarindan bagimsiz olarak senin elini agzina veya gozune goturmeden once yikiyor olman lazim.
0
hot potato
(08.03.23)
Bu konuya çok takıntılı bir arkadaşım vardı. Kasiyerlerle falan kavga ederdi. Hep anlamsız gelmiştir bana.
@hot potato'nun hakkı var. Her şey o kadar kirli iken bir tek o konuya yoğunlaşmak ve o kadar streil olmak fikri çok anlamsız geliyor bana.
0
Mirket
(08.03.23)
Hijyen kısmı da önemli ama parmak yalayıp bir iş yapanları gördüğümde hep şaşırıyorum. Çocukken sadece kemal sunal filmlerinde gördüğüm bir şeydi çünkü. Bir keresinde alacağım simit için son dakika kağıdı saran kişi parmağını yalayıp katlamıştı. Simitin o kısmını atmıştım.
0
ruhen hastayim ben
(08.03.23)
Valla düşündüm de ben bir şey alırken buna dikkat etmiyormuşum bile. Bundan sonra da pek etkisi olmaz herhalde. O parmak yalanmasına gelene kadar tonla kire bulaşıyor.
deprem bölgesine gidip insanlara yardımcı olmadığım için müthiş bir suçluluk hissediyorum. hafta sonu ile birleştirip iş yerimden de birkaç gün izin alıp 5-6 gün için gitme şansım var ama ben bunu yapamıyorum. Yapamama sebeplerim de "üşüyeceğim", "tuvalet bulamayacağım", "belki uyuyacak yer bile bul
deprem bölgesine gidip insanlara yardımcı olmadığım için müthiş bir suçluluk hissediyorum. hafta sonu ile birleştirip iş yerimden de birkaç gün izin alıp 5-6 gün için gitme şansım var ama ben bunu yapamıyorum. Yapamama sebeplerim de "üşüyeceğim", "tuvalet bulamayacağım", "belki uyuyacak yer bile bulamayacağım" gibi kaygılar. zaten esas bana kendimi kötü hissettiren de bu kaygılarım. insanlar orada günlerdir ne çileler çekerken ben kendi rahatımı düşünmeyi bırakamıyorum. şunu da görüyorum, günlük hayatta rahatı benden çok daha yerinde olan binlerce insan gitti oraya. bakıyorum aralarında oyuncular, akademisyenler vs var ve haftalardır o koşullarda yaşıyorlar. böyle örnekleri görünce daha da yerin dibine girecek gibi oluyorum, yani diyorum ki kendime "3-5 gün rahat uyuyamayacaksın diye, düzenin birkaç gün bozulacak diye oturduğun yerde oturuyorsun, ne bencil insansın sen".
var mı benim gibi hisseden? ya da baştan gözünde büyütüp sonra oralara gidip insanlara yardımcı oldukça biraz kendine gelen. ya da tamamen dışarıdan bir gözle bakıp yazdıklarımı değerlendirecek, bana yol gösterecek olan? hepinize şimdiden teşekkürler.
0
denizzz (08.03.23)
Ben öyle düşünmüyorum, buradan giden "sıradan" insanlar da bir süre sonra depremzede gibi oldu orada, ben bunun bir faydası olduğunu sanmıyorum. Ha ekstrem durumlara adapte olacak bir eğitimin becerin vardır o ayrı bir konu ama ben sıradan bir insanın orada yük olacağını düşünüyorum. Ayrıca bahsettiğin oyuncuların akademisyenlerin orada ben depremzedelerle aynı şartları paylaştığını zerre düşünmüyorum. Suçluluk duyması gereken biri varsa o da 3 gün yardım götürmeyen devlet olmalı ya da ne bileyim çadırları daha pahalıya satmak için depoda çadır bekleten Kızılay olmalı, ben neden suçluluk duyayım. Biz yıllarca vergi ödüyorsak başımıza 40 yılda bir bi felaket geldiğinde devlet bize sahip çıksın diye ödüyoruz, ya bireysel bir durum olur kimseyi yanımda aramam kendi başımın çaresine bakarım da böyle toplumsal bir durumda insan devletini arar yanında, eğer halktan insanlar böyle bir durumda vicdan azabı çekiyorsa suçluluk duyuyorsa bu da yine devletin ayıbıdır benim gözümde insanlarının psikolojisini bu duruma getirecek acizlikte hareketleri olmamalı devleti yönetenlerin.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(08.03.23)
Sizin o gördügünüz oraya gitmiş olan ünlüler oyuncular kiraladıkları lüks karavanlarıyla gidiyorlar. Karavanda yatak var tuvalet var duş var. Sen ben gitsek gerçekten bu temel ihtiyaçlardan yoksun kalırız. Hasta düşeriz perişan oluruz. Çünkü orda ki depremzedeler çadırda prefabrikte kalıyor. Bunlar bile çok kısıtlıyken bu temel ihtiyaçları nasıl karşılayacaksın. Ayıp senin benim değil devletin ayıbı. Onun için uzaktan da olsa yapabileceğini yap ve vicdanını rahat bırak
0
limonlu eksi
(08.03.23)
Hocam yardım etmek için oraya gitmenize gerek yok en basitinden arkadaşlarım haftalardır tüyap kongre merkezinde tiny house üretiyor, boyuyor ve temizliyor gönüllü bir şekilde. Madem bir şey yapmak istiyorsunuz siz de başvurun. Tuvalet de var buysa sizi engelleyen şey.
0
ruhen hastayim ben
(08.03.23)
Devletin elini çektigi bir yerde vatandasin bu kadar çirpinmasi bana tuhaf geliyor açikçasi.
0
Avoiding The Puddle
(08.03.23)
2 gün önce samandağ'dan geldim. Eğer bir kurum çatısı altında değil de bireysel olarak gidiyorsanız durum daha da kötü. Birincisi konaklama yapmak için ya kendi çadırınızı götüreceksiniz ( bu ihtimal de çadır kuracağınız yeri bulmak gbi bir sorun ortaya çıkıyor ) ya da 300-400 kişinin yanyana yattığı sahra çadırlarında konaklayacaksınız.
Duş yok, yani var da yok, 400 kişinin kullandığı prefabrik duş ve tuvaletler var. Yemek konusu sıkıntı, ya aş evinin önünde sıra bekleyeceksiniz, ya da yanınızda götürdüklerinizi yiyeceksiniz.
Yani aslında işin türkçesi, temizlik ve hijyen ile ilgili ortalama bir hassasiyete sahipseniz orada insanlara faydalı olabilme imkanınız sıfır. Benim gibi pislik içinde günlerce yaşayabilecek bir yapıya sahipseniz zaten her şartta hayatta kalırsınız.
Sağlık personeliyseniz orada çok faydanız dokunur insanlara, onun haricinde koli taşıma, kıyafet dağıtma vsvs işler zaten kurumların personelleri tarafından yapılıyor.
Yani sözün özü, üşüyeceksiniz, tuvalet bulamayacaksınız, uyuyamayacaksınız, o sebeple desteğinizi uzaktan sağlamanız daha iyi olur, hiç suçluluk hissi duymayın.
0
ebeş
(08.03.23)
hiç hissetmiyorum açıkçası, vergimi vermişim bağışımı yapmışım, enkaz altına da kendim gideceksem neden çalışıyorum bu ülkede. ayrıca arama kurtarma tecrübem yok, orada kalabalık yaparsam daha çok zararım olur oradakilere.
0
roket adam
(08.03.23)
Hak veriyorum size. Muhakkak vardır sizin gibi düşünen.
Yardıma gidenler de haliyle bizim gibi insan sonuçta kendilerine göre ihtiyaçları olacak ve giderilecek... diye düşünersek yaşadığımız psikolojik sıkıntı şimdiden biraz olsun hafifler.
0
diyecevaplandı
(08.03.23)
bulunduğunuz yerde faydalı olmayı da deneyebilirsiniz. yardım toplama ya da organize etme gibi.
bir de bölgeye giden gelen bir kaç tanıdığım, nitelikli insanlara ihtiyacın daha fazla olduğunu, düz insana ihtiyacın çok olmadığını ilettiler. 3 liralık iş yapmak için 5 liralık kaynak harcamaya gerek var mı?
şahsen ben ne yaptım? maddi yardım yaptım. bir de şirketin gemilerinden birini gönderdik yardım malzemesi ile doldurup. o malzemenin toplanması, yüklenmesi 3-5 günümüzü aldı, çalıştık gece gündüz. sanırım işin manevi yönünü bu şekilde gidermiş oldum.
0
co2s2
(08.03.23)
ismi var. survival guilt. ben yakinlarimi kaybettim diye sucluluk duyuyorum... misal niye evi degistirmedik. niye o haftasonu sehir disinda degillerdi. enkazdan kendimiz cikardik bazilarini. niye oteki enkazlara yetisemedik falan filan. hayatta olduklari surece yapmam gerekenleri yaptim mi..
Atatürk vefatı sonrası Türk siyaset ve toplum tarihi-kaynak
gadlemler
Merhaba,Belgesel ya da kitap arayışındayım; youtube'ta anlatı serisi vs de olabilir.Cumhuriyetimizin 100. yılına gelene dek neler neler görüldü.Atatürk'ün vefatıyla siyasi değişimleri konu alan, sağ-sol çatışmaları, derin devlet,büyük partilerin kuruluşu, başarıları-başarısızlıklarını basitça anlata
Merhaba, Belgesel ya da kitap arayışındayım; youtube'ta anlatı serisi vs de olabilir. Cumhuriyetimizin 100. yılına gelene dek neler neler görüldü.
Atatürk'ün vefatıyla siyasi değişimleri konu alan, sağ-sol çatışmaları, derin devlet, büyük partilerin kuruluşu, başarıları-başarısızlıklarını basitça anlatan bir kaynak arıyorum.
28 şubat vs böyle önemli tarihlerin hikayelerini öğrenmek istiyorum mesela.
Ve 40lqr, 50leri öğrenirken o dönemde insanların sosyal hayatlarını ve toplumla ilgili de bilgilerine edinebileceğim.
Var mıdır öneriniz?
0
gadlemler (05.03.23)
32. Gün
2-3 yılda bir ara ara açar izlerim. Dönem dönem ayrılmış. Demir kırat’tan başlayabilirsiniz.
0
ruhen hastayim ben
(05.03.23)
Söylediğin süreç bir belgeselden, bir videodan ya da bir kitaptan öğrenilmek için çok uzun bir süre. Değişik kaynaklardan ve değişik görüşlerden araştırıp bir sentez yapmakta fayda var.
32.Gün diye bir kaynaktan bahsedilmiş. Yapımcısı basit bir muhabirken sihirli bir el dokunmuş gibi bir anda ünlenip Dünya liderleriyle roportaj yapabilecek hale gelmiş, konuşma bozukluğuna rağmen bir ulusal medyaya anchorman olabilmiş, belli ki arkasında birileri tarafından desteklemiş biri.
Farklı görüşteki kaynaklardan dönem dönem konuyu incelemeni ve o esnada da dünyada neler olduğunu göz önünde bulundurmanı isterim.
0
Mirket
(05.03.23)
Altan Öymen kitaplarını öneririm. Hem siyasi olaylar hem de toplumsal yaşam konusunda doyurucu kitapları var.
Ayrıca Mehmet Ali Birand belgeselleri de gerçekten iyidir. bu arada 32. gün farklı şey, belgeseller farklı şey. Nedense insanlar bunu karıştırıyor. Örneğin, "Sen Abdülhamidi savundun" tartışması 32. günde geçer. MAB belgesellerinde değil.
@Mirket;
Benim gibi adama Birand'ı savunduracaksınız şimdi. Ama ciddi haksızlık yapmışsınız.
Birand'ın çocukluğunda ve gençliğinde yürüme engeli olduğu için Belçika'ya ameliyat olmaya gidiyor ve orada Koç ailesinin yardımıyla tedavi oluyor. Sanırım buna istinaden arkasında birileri var diyorsunuz. Ama bence alakası yok. Bulunduğu dönem içerisinde, hükümetler tarafından da ordu tarafından da sevilen biri değildi. Hatta bir andıçta adı yayınlanmıştı, bir suikastten son dakika kurtulmuştu vs. Öyle arkasında ittirme olduğunu hiç sanmıyorum. Uzun yıllar emek vermiş, bir sürü gazeteci yetiştirmiş, ekol yaratmış bir insandan bahsediyoruz.
Ha liberaldi, şöyleydi böyledi diyebilirsin. Ama arkasında birileri var demek haksızlık.
0
sailor
(05.03.23)
@sailor
Şahıs bir yerlerden fonlanıyor olmasa bir andıça konu olmazdı diye düşünüyorum. Ayrıca o dönemde biraz büyüyünce bir sürü kişiye önderlik ediyorsun gibi bir durum ortaya çıkıyorsa da bence öyle değil. Benim bildiğim iki gazeteci yetiştirmiştir. Biri Mithat Bereket'tir sağlığı uzun soluklu gazeteciliğe el vermemiştir. Diğeri Can Dündar'dır. Yaptığı Atatürk belgeselinden sonra gözümde değersizdir.
@gadlemler İnönü dönemini hep lehte okudum. Aleyhte anlatan kitap olarak şunu önerdiler. Bugünlerde başlayacağım. Öneririm.
Kadınları etkilemek için neler yapılıyordu, mesela kadının söz hakkı var mıydı bu benim dediğin kadını alabilir miydin? Ya da ırza geçme durumunda cezalar neydi merak ediyorum. Teşekkürler.
Kadınları etkilemek için neler yapılıyordu, mesela kadının söz hakkı var mıydı bu benim dediğin kadını alabilir miydin? Ya da ırza geçme durumunda cezalar neydi merak ediyorum. Teşekkürler.
0
the sound and the fury (05.03.23)
Şu an hâlâ dünya üzerinde kalmış ilkel kabilelerde işler nasıl yürüyorsa büyük ihtimalle öyleydi. Kültür dediğimiz şey aslında tam da bu.
0
Avoiding The Puddle
(05.03.23)
ilk çağdaki tüm topluluklarda aynı değildi. tıpkı şimdi de aynı olmadığı gibi.
0
pardus
(05.03.23)
Tüm topluluklar aynı değil +1
Erkek bedeni tıpkı kadın bedeni gibi karşı cinsin tercihlerine göre şekillendi zaten zaman içinde. Alın çatı, omuzlar, boy gibi bilindik şeyleri geçip istisna bir örnek vereyim: erkek anatomisi hakkında okuduğum bir kitapta afrikalı bir kabiledeki erkekler kadınların ilgisini çekmek ve onlarla çiftleşebilmek için cinsel organlarını yarıp içini çeşitli taşlarla doldururlarmış. Daha büyük ve güçlü gözüktüğü için bir erkeklik sembolüymüş mesela. Bunun gibi birbirinden farklı ama ortaya çıktığı kabilede işe yarayan türlü türlü davranış biçimi var. Zaten o kabilede işe yaramasaydı bu davranışlar da yapılmazdı. Uzakdoğuda kadınların bedenlerini küçültmek için girdiği garip işkenceler de buna bir örnek mesela
Kadının söz hakkı konusunda ise yine bildiğim kadarıyla kadının ikinci plana atılması zaten yeni bir şey. Doğada böyle bir şey yoktu. Hatta “aile” kavramı da çok yeni bir şey. Aile kelimesinin etimolojisine baktığımızda “köleler evi” gibi bir anlama geliyormuş. Çünkü zamanında kölelerin çalıştıktan sonra belli bir yerde toplanması yiyip içmesi ve toplu hareket etmesi gerekiyordu. Sonra çocukları falan oluyordu. Onların kaldığı eve de “köleler evi” deniliyordu. Zaman içinde bu yapı çekirdek hale bürününce “aile” ortaya çıkmış oldu gibi.
Bir belgeselde izlemiştim ilkel kabilelerden iki köy zaman zaman karşılıklı festivaller düzenliyorlarmış sırf kabiledeki kadınlar daha çok çiftleşebilsin ve çok çocuk olsun diye. Yine bir kitapta eski kabilelerde doğan bir çocuğun tüm köyün çocuğu olarak kabul edildiğini çünkü “babalık” kavramının bir kişiye ait olmadığını, herkesin herkesle çiftleştiğini bu yüzden kendilerini bir bütün gördüğünü okumuştum.
Yani günümüzdeki algılarla cevaplayamayız. Açıp bir kutup ayısı belgeseli izleseniz daha uygun cevaplar bulursunuz. Doğa var, hayatta kalma mücadelesi var, aşk yok, çiftleşiyorsun, baba yok, çocuk var, onu koruyorsun, sonra yine çiftleşiyorsun. Partnerini daha iyi kükremesine göre falan seçiyorsun.
0
ruhen hastayim ben
(05.03.23)
el belirleme ne demek ya? Kimse de sormamis, bu duyurunun salagi ben miyim?
0
freedonia
(05.03.23)
Freedonia +1
El belirleme ne cidden? :)
0
kukuleta
(05.03.23)
El belirleme ne
0
gadlemler
(05.03.23)
Cözdüm sanırım. "Eş belirleme" olacak herhal :)
0
kukuleta
(05.03.23)
ilk çağlardan kastının ne olduğunu tam bilmiyorum ama tek eşlilik diye bir şey yok. babanın kim olduğu bu topluluklarda (avcı-toplayıcı) pek belli değil. penis şekli itibariyle vajina içindeki yabancı spermleri dışarı çıkaracak şekilde evrimleşmiş. bu da bunun bir göstergesi. alttaki makaleden inceleyebilirsiniz.
kadınların söz hakkı olduğunu pek sanmıyorum. söz hakkı da zaten çok modern bir kavram. buldukları yerde çiftleşiyorlardır. şimdiki bonobolar falan da öyle.
0
bohr atom modeli
(05.03.23)
ruhen hastayim ben + 1
kadının söz hakkının olmaması, kadının yerine babanın karar vermesi tarım toplumuna geçişle beraber başladı. tarihte her zaman ileri doğru ilerleme yok. kadının haklarının kısıtlanması, erkeğin malı haline getirilmesi ile "medeni" devletlerin kurulması aynı zamana denk geliyor.
0
1331c112
(06.03.23)
ruhen hastayim ben +1
kadinin soz hakkinin olmamasi fazlasiyla yeni bir durum. dogaya baktiginizda bile, kuslarin ya da hayvanlarin bir kisminin erkek olanlarinin kadindan daha 'guzel' olmasinin nedeni, erkeklerin kadinlara kur yaparak ciftlesmek icin dogru kisi olduklarini ispatlamaya calismalarindan ileri geliyor. netflix'te bir belgeselde vardi mesela, bir kus inanilmaz bir dans gosterisi yapiyordu disiyi etkilemek icin.
eski topluluklarda kadin fazlasiyla deger gorurdu, kadin yaratici guctur. toprak ana denir zaten, yaratir, ana olan topraktir, gokyuzu erkektir, samanizmden okuyabilirsiniz. hatta gecen gun bir podcast dinledim, eski kadim medeniyetlerde kadinlarin regl donemleri kadinlarin yaratici gucleriyle, icleriyle iletisime gecmeleri ve bu gucu daha iyi ve bilincli kullanmalari bu gucle iletisime gecmelerini saglayacak bir donem olarak kullanilirmis. bugun 'kirli' ya da 'tabu' bir donem gorulmelerinin aksine. bugun her iki cins de iclerinde feminin ve maskulin, alici ve verici, yaratici ve yonlendirici enerjilerinden koptugu icin, dogadan ve gerceklikten kopuk sacma sapan bir yasama dogru yol actik.
Merhaba. Deprem bolgesindekilere subat ayinda cesitli kuruluslara destek verdim. Eksiklerin devam ettigi herkesin malumu. Siz su an kimlere destek oluyorsunuz merak ettim
Merhaba. Deprem bolgesindekilere subat ayinda cesitli kuruluslara destek verdim. Eksiklerin devam ettigi herkesin malumu. Siz su an kimlere destek oluyorsunuz merak ettim
0
karaca2 (05.03.23)
Biz en başından beri kendi tırlarımızı gönderiyoruz. Ve erzak yardımımız devam ediyor. Bu ayın sonuna kadar 500 koli hedefimiz var. Paradan ziyade malzeme göndermek daha doğru geliyor bana. Biz en başından beri çadır da gönderdik mesela ama bazı kurumlar sağ olsun millet aynı çadırı iki kere satın aldı.
Örnek liste: www.hizliresim.com Başta böyle yapmıştık ama sonra ürün miktarlarını azaltmak zorunda kaldık pirinç iki kiloya makarna iki pakete düştü vs.
0
ruhen hastayim ben
(05.03.23)
Ben güvendiğim, uzun zamandır rakip ettiğim arama kurtarma takımlarına gönderiyorum. Bundan sonra da darülaceze ye falan gönderirim.
Çünkü şuan sorun parasızlık değil, koordinasyonsuzluk ve kokuşmuşluk gördüğüme göre. Hele geçen depremzedelere evlerin uzunvadeli krediler ile borçlandırılarak verileceğini duydum. Ne kadar doğru bilmiyorum ama midem bulandı. O toplaman milyonlar ne oldu, milyon yayınları. Bizim cebimizden aldıkları parayla bağış diye şovlar yapılıyo. Gerçekten ortada para olmadığı için bu sorunların olduğunu düşünsem o zaman ahbaba ya da afada atardım.
0
zimbirik
(05.03.23)
Bireysellere yapiyorum. Mesela hevsel bahcesi (diyarbakirli uretici) su cagrisi yapti, kendimce su aldim. Twitterdan Mehmet Ali Gumus zaten tanidikti, bir seyler yapmaya calisiyorlar, onlara destek vermeye calisiyoruz.
merhabalar,hiç alkol kullanmadım, kullanan yakın arkadaşım da yok, o yüzden sarhoş olma ve sarhoşken yaşanılanları ve söylenen/dinlenenleri hatırlama konusunda bir fikrim yok.alkolik olan ve ciddi anlamda sarhoş olan birisi sarhoşken yaşadıklarını hiç bir şekilde hatırlamıyor mu? insandan insana muh
merhabalar,
hiç alkol kullanmadım, kullanan yakın arkadaşım da yok, o yüzden sarhoş olma ve sarhoşken yaşanılanları ve söylenen/dinlenenleri hatırlama konusunda bir fikrim yok.
alkolik olan ve ciddi anlamda sarhoş olan birisi sarhoşken yaşadıklarını hiç bir şekilde hatırlamıyor mu? insandan insana muhakkak değişir tabii ama ben genel olarak merak ettim.
teşekkürler.
0
meiyisi (04.03.23)
evet böyle bir eşik var, herkesin bu eşiği geçmesi için gerekli miktar farklı
bu eşiğin bazı durumlar için bahane olarak kullanılması da yaygın bir kılıf
0
freebird5406_2
(04.03.23)
açılın evde iki alkoliği olan uzman geldi. kişiden kişiye değişiyor. alkolik baba sarhoşken yaptıklarını kesinlikle hatırlamıyor (işine gelmiyor değil, hatırlamıyor), cinsini sevdiğim cinsine çekmiş alkolik oğlu ise a'dan z'ye hatırlıyor. miktardan bağımsız ikisi de, 1 biradan tutun 10 bira+1 viski+2 şişe köpek öldürene kadar her miktardaki alkol ve sarhoşluk durumu ile vukuat gözlemim var.
0
halanne
(04.03.23)
Eğer zoom olacak kadar içtiysem zatwn dışarıdan anlarsın, mantıklı konuşamam, sağa sola yıkılıyo olurum. O zaman hatırlamayabiliyorum. Ama eğer seninle mantık çerçevesi içinde konuşabiliyorsam sarhoş olsam bile o zaman hatırlarım. En azından sen hatırlatınca hatırlarım biraz. Tamamen unutmak bence biraz abartı. Yani tamamen unutacak kadar içtiysem zaten benimle konuşulmaz.
0
zimbirik
(04.03.23)
Eşik aşılırsa mümkün. Diyelim normalde 35 cc içiyorsanız 70 cc içerseniz 35 cc değilde 50 cc den sonrasını hatırlamayabilirsiniz. Normal bir durum ama utanılacak şeyler yapmama kaydı ile.
0
ground
(04.03.23)
Hicbir sey hatirlamama degil de kopukluklar oluyor. Ama mesela filmlerde seks yapip hatirlamama geyigi de sacma, o kadar buyuk bir olayi hatirlarsin, ha diyelim ki o kadar ictin ki beyin gitti komple o durumda da seks yapamazsin.
Alkol gunun sonunda bir zehir oyle bakmak lazim
0
another satisfied lover
(04.03.23)
cok fazla alkol tukettigim donemler oldu. hicbir zaman bu durumu yasamadim.
kisinin alkol esigiyle alakali bir mevzu. ama alkolden kustugumda bile hatirliyordum her seyi. benim basima gelmedi yani.
0
antikadimag
(04.03.23)
Ben de hatirliyorum.
0
nax
(04.03.23)
sarhoşken olanları unutmak gerçekten ekstrem bir durum. içen insanların çoğu bunu yaşamaz. 10-12 yıldır aralıklı; son 3-4 aydır öküz gibi içiyorum, hayatım boyunca önceki güne dair hiçbir şey hatırlamadığım sadece BİR gece oldu. tam aksine, çok sarhoş olunca duygular yoğun yaşandığı için insan mental olarak yorulur; çok sarhoş olduğun geceyi bazen aylar sonra bile hatırlarsın.
ben misal dozu ayarlayamayıp evde duvarlara çarpa çarpa tuvalete gittiğim dönemleri çok net hatırlıyorum. sarhoşluk öyle insanın aklını alıp götüren bir şey değil. onun olması için komalık filan olman lazım.
çok içen biri saçma davranabilir, normalde hiç yapmayacağı şeyleri yapabilir, iş "sarhoşken söylenenler aslında gerçekte hissedilenlerdir" boyutunu geçebilir ama ertesi günü hatırlamamak, ne yaptığını hiç bilmemek vs. ne bileyim bunlar bana çok ekstrem geliyor.
bunu ne yazık ki alkol tüketimi miktarıyla rusları korkutmuş bir insan olarak söylüyorum. hatırlamayacak kadar içen adam zaten ikinci üçüncü denemesinde ölür muhtemelen. bazı detayları hatırlamazsın filan ama öyle "aaa tamamen gitmişim yok hiçbi şey" durumu bence pek mümkün değil. onun için düşüp uyuyakalman lazım yani, ben saatlerce şunu bunu yapayım sarhoşken, ertesi gün hatırlamayayım yok. alkol uyuşturucu ama o kadar ağır bir uyuşturucu değil, tribe sokacak bir şey değil.
0
mark greg sputnik
(04.03.23)
Sarhoşluk ile ilgili ‘dakika başına düşen fotoğraf karesinin azalması’ diye bir tabir var. Bence Kesinlikle nokta atışı. Mesala ayıkken dakikada 10 bin fotoğraf çeken video gibi hatırlarsın her şeyi ama kandaki alkol oranı arttıkça dakika da 5-10 a düşer, parça pincik hatırlarsın yani. Sonrasını hatırlamıyorsan ya sızmışsındır ya da bayılmış
0
piranase
(04.03.23)
Alkolik olma sarti saglanmadan da bu yasanabiliyor. 1 kez tam yasayinca, yasanabilecegine ikna oluyorsun. En fazla birkac kez oldu. Kendimi rahat ve guvende hissettigim ortamlardaykendi. Zaten tekinsiz bir his oldugu icin tekrar o esige cikmamak icin dikkat ediyorsun.
Tumuyle perde kapaniyor ama yaptiklarina devam edebiliyorsun(musum). Disardan bakinca, kayisin o siralarda koptuguna dair hicbir isaret yokmus.
Bir yerden sonra sizma ve belki kusma vs. eslik ediyor. Nerdeyim ben, nasil buraya geldim vs. dusunceleriyle uyanmak ayirt edici oluyor. Cok fazla icince oluyor evet ama bence kilit nokta hizlica yuksek alkol yuklemesi.
0
jnlbnnn
(04.03.23)
Hayatımda sadece iki kere kör kütük sarhoş oldum. Birisi 5-6 ay önceydi. 7 kadeh rakı içtim. Onda bile topuklularla yürüyüp hesabı ödeyip taksi çağırıp evime dönebildim ki tek eksisi utanıyorım taksiye kusmam oldu, onda da adam çok salladı arabayı. Hatta temizlik parası falan teklif edecek kadar da kendimdeydim. Bence ergen gibi kusmak dışında bahsi geçen hatırlamama durumu bir şehir efsanesi. Ki ben sık alkol tüketen hatta alkolü seven bir insan da değilim, bağışıklığım da yok.
Ev sahibi senetlerimi vermiyor, kirayı da elden alıyor ne yapabiliriz?
ananiyimioguz
Henüz daha 3. kirayı veriyorum.Ancak bana diyor ki bu bina komple benim, paraları apartman görevlisine veriyorsunuz ben ondan alıyorum. IBAN dan olunca beni sıkıntıya sokuyor diyor.İlk başta ayıkamadım ama şimdi aklıma geldi, adam bu kiracı bana 3 aydır ödeme yapmıyor çıkarıcam derse ne yapabileceği
Henüz daha 3. kirayı veriyorum.
Ancak bana diyor ki bu bina komple benim, paraları apartman görevlisine veriyorsunuz ben ondan alıyorum. IBAN dan olunca beni sıkıntıya sokuyor diyor.
İlk başta ayıkamadım ama şimdi aklıma geldi, adam bu kiracı bana 3 aydır ödeme yapmıyor çıkarıcam derse ne yapabileceğiz, ne hak talep edeceğiz?
Neyse hadi öyle bir şey yapmadı diyelim düzenli ödedikten sonra..
Bir de 1 yıllık senet aldı, ödedikçe benden geri alacaksın demişti.
E onları da vermiyor sürekli unuttum getirmeyi diyor.
Bu ev sahibi ne yapmak nereye varmak istemektedir?
0
ananiyimioguz (04.03.23)
Olay baştan yanlış ama geri dönüş olmadığı için bundan sonrasının çaresine bakmalı. Öncelikle senetleri bilerek unutuyor. Çünkü ileride çık derse çıkmam veya fahiş zammı kabul etmem demene karşı seni mahkemeyle korkutacak. Hiç kira ödemediğini iddia edecek.
Whatsapptan yazın bence x bey/hanım. 3. Kirayı da görevliye verdim ama 3 senet de hala gelmedi gibisinden.
0
ruhen hastayim ben
(04.03.23)
Eğer "3 aydır ödeme yapmıyor çıkarıcam" derse, haklıdır. Elindeki senetleri de 12si bir arada, muhtemelen faiziyle sizden alır.
Senetlerinizi geri alın.
0
alfired
(04.03.23)
Az önce iş yerine geldi çocuğunu diş bakımlarına getiriyor, yine hatırlattım, a tamam bırakayım ben akşam olmadan dedi. Büyük ihtimalle yine unuttum a yatacak.
Ama aramızda kirayı bırakıcam ben bugün gibisinden bi konuşma geçirdim. Iban muhabbetini yine açtım falan. Bunların kamera kaydı var, indirip tutsam işime yarar mı?
0
🌸ananiyimioguz
(04.03.23)
git yeri nerdeyse sen al senetleri. ihmale gelmez sıkıntılı durum. bundan sonrada seneti almadan ödeme yapmayacağım de.
0
xrated
(04.03.23)
Eskiden benim bu tarz bir ev sahibim vardi, ama kirayi verirdim seneti alirdim. Senet yoksa kira da yok derdim. En kotu kira odediginize dair imza alin, elinizde odeme yaptiginiza dair kanit olsun. Eskiden kira kontratlarinda imza bolumu olurdu ay ay, belki hala vardir.
Ha ama eskiden kirayi elden almak suc gibi degildi, simdi buna yanasmayabilir cunku sizin elinizde maliyeye sikayet etme kozu geciyor bu durumda da.
0
sertac akin
(04.03.23)
bu kabul edilebilir bir şey değil. seneti almadan ödemeyi kesinlikle yapmayın. bina komple benim demesi ile dikkati başka yere çekmesi şüphe uyandırıyor.
başıma geldi: ödemesini yapılan senetler bende olduğu halde icraya verildiğimi biliyorum. allahtan senetleri saklamıştık. borç bittikten 7 yıl sonra icraya verildim, eve ödeme emri gelmişti. avukat ile bu sakladığım senetleri kanıt gösterip davadan haklı bir şekilde ayrıldım.
çok dikkat edin.
çok ama çok dikkat edin.
0
Leonardo~Da~Vinci
(04.03.23)
çok sakat bir durum. seni her an kapının önüne koyabilir + elindeki senetlerle icra takibi başlatabilir ve derdini hiçkimseye anlatamazsın.
ilk olarak senetleri bir şekilde al gerekirse kapısına git. gene de kirayı elden vermek kabul edilebilir değil. tahmin edeceğin üzere gelir vergisi vermek istemiyor.
kamera kaydı, ses kaydı bunlar hukukta ikincil. senet ve resmi ödeme yapılmayan konut bunlar anında aksiyon alınacak durumlar.
bence bir avukat tutmanda fayda var. 3-5 bine kıy bu durumdan kurtul.
0
orpheus
(04.03.23)
Peki ben apartman sakinlerinden kira sözleşmelerinin bir örneğini alsam ( en azından alabildiğim kadarını ) sonra da adliyeye gidip bu ev sahibi kiraları bankadan almıyor, araştırabilirsiniz diye dava açacağım yönünde ben de tehdit edebilir miyim?
0
🌸ananiyimioguz
(04.03.23)
küçük hesaplar peşinde koşan ev sahibi… hem vergiden kaçıyor hem de senin için ileride hiç kira ödemedi iddiasını da saklı tutuyor. kesinlikle yazılı olarak bi şekilde kiraları ödediğinizi belirtin ve ondan banka üzerinden ödeme almadığına dair yine yazılı şekilde beyan alın. neden kiraları banka üzerinden kabul etmediğini sorun mesela…
0
deartheodosia
(04.03.23)
yıl olmuş 2023 nasıl böyle işlere girişiyorsunuz anlamıyorum. iban almadan, ibanı kontrata yazdırmadan nasıl imzalıyorsunuz. üstüne birde senet veriyorsunuz.
0
astronom bey
(04.03.23)
Senetlerin herhangi bir yerinde kiraya karşılık yapılmış senet yazmıyorsa ayrıca bunu da kanıtlaman gerekecek. Adam, borç vermiştim, senet onlara karşılık, hem senetlerini ödemiyor ve hem de kirayı ödemiyor dese verebileceğin hiçbir cevap yok. Kendini kötü bir duruma düşürmüşsün. Bir avukat bul bence.
0
Mirket
(04.03.23)
anadolu üçkağıtçılığı ay çok pardon irfanı böyle...
avukata koş. yoksa bir ihtimal avukata şimdi vereceğin paranın kat kat fazlasını adama vermek zorunda kalabilirsin.
bildiğim kadarıyla adam sana iban bildirmek zorunda. sen ona kirayı ödemek için bir yol bulamazsan adamı bunun için mahkemeye bile verebiliyorsun bildiğim kadarıyla. avukatlar daha iyi bilir.
0
alperz
(04.03.23)
Kirayı elden verince kira sözleşmesinin arkasında bunu yazıp imzalamak için alan vardı, o sayfaya bunu raporlayıp ikinizinde imzalaması lazım.
Bir de whatsappdan falan konuşuyorsanız ödemeyi yaptım ödemeyi aldım diye en azından mahkemeye verilirseniz bir şansınız olabilir. Ama senetlerden kurtulamazsınız. Onları kesin alın.
Seneti almadan kirayı ödemeyin. Eğer bir şekilde anlaşmazlık çıkarsa ve evden çıkmak durumunda kalırsanız evi boşalttığınıza dair noterle bildirim yapın. Her şey yasal ve kağıt üzerinde devam etsin
0
zimbirik
(04.03.23)
Valla ben aradaki emlakçıyı da aradım bugün mesgule attı. Sonra apartman görevlisi aradı ismail bey bugün parayı bırakacağınızı söyledi evde yoksunuz dedi.
Dedim biz evde kalmıyoruz bugün getiricem ama senetleri bıraktı mı dedim? Bıraktı dedi. A iyi o zaman geleyim ben akşam dedim.
Akşam aradım, geldim bahçeye gelin vereyim kirayı dedim. Ya benim acil işim çıktı arabadayım oğlanı göndereyim, ona verir misin dedi. Ama senetler arabada benim yanımda, onu ben yarın bırakırım dedi. Kesin sende dimi bıraktı ismail bey? dedim. Evet evet bende dedi gerekirse eve bırakırım ben olmasam da alırsın dedi pazar veya pazartesi. Tamam dedim kapattım ama hanım benim içime sinmedi senet olmadan vermeyelim dedi çocuğu geri gönderdik sdfjsg. Tamam abi siz 1-2 güne tekrar getirirsiniz dedi.
Bakalım ne olacak.
0
🌸ananiyimioguz
(04.03.23)
iban'a gönder hocam memleketin bir hırsızı eksik olsun
0
bir soru sorcam
(04.03.23)
oğuz kardeşim: şunu motto yap kendine önce mal sonra para.
senedi eline almadan para mara verme. belli ki bizim gibi memur çocuğusun. biz böyle yetiştirildik ama parayı verme hemen. önce bir malı koysun adamlar ortaya. ondan sonra parayı göster ama verme. sürünsün pezevenkler.
ben otuz senede bunu öğrendim.
0
alperz
(04.03.23)
Boyle olmaz adam acik acik art niyetli. Bundan sonra kirayi sadece bankadan yollayacagim bu yasal degil deyin. Siz cekingen davrandikca basiniza is alirsiniz. Dusunun adam 1 sene kira odemeden oturdu deyince hicbir kanitiniz yok.
Ayrica aleni vergi kaciriyor. Bankadan yollamak zor ne demek yahu
0
anten
(04.03.23)
Valla bugün gelmiş haktan hukuktan bahsediyor nurdaginda adam bi bina yapmış 6lik demir kullanmis alllahtan da korkmuyorlar diyor.
Neymis yapı denetim gelip fotoğrafları çekip gidince demirlerin çoğunu geri sokuyorlarmis. Kimi yerde kolon demirlerini birbirine bile baglamamislar vs biseyler anlatıyor. Neymis kendi başlarında durmuş.
E yarım saat sonra kirayı dedim ben nakit taşımıyorum zor oluyor Iban ver ona atayım. Yok o bana sıkıntı oluyor diyor. Ne oluyor vergi mergi mi dedim, he ya sorma diyor shdhf az önceki hak hukukçu gitti. Cogu müteahhit böyle galiba.
Allah bilir kendi de öyle yapmistir 9 kat tabut olmaz umarım.
Kira işini de aynen ne zaman senet o zaman kira seklinde yürüteceğiz bakalım. Iban işi aramızı gerebilir şimdi yüz göz olmayalım. Senetleri vermezse öyle oluruz. Zaten hanım nerden geldik buraya bir de 7 kattan ev bulduk antebine de yüksek binalarina da.. demeye başladı duruma göre celalleniriz :)
0
🌸ananiyimioguz
(04.03.23)
Siz bilirsiniz ama böyle adamlara güven olmaz. yarın sizin 2 katınızı ödeyen kiracı bulduğu an "bu bana aylardır kira ödemiyor" diye ihtarı çeker. Neyle kanıtlayacaksınız?
0
anten
(05.03.23)
Kirayı vermedim senet gelince veririm dedim, apartman görevlisine bırakmış şükür geçmiş ayları da neyse ki, aldık bakalım.
Birbirinden bağımsız 2 soru sormak istiyorum.1. Işık hızının nasıl bulunduğuna dair gugıldan araştırma yaptım.http://bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/isik-hizini-ilk-defa-kim-olctuŞu linkte ise daha sonraki çalışmalar da var. https://www.aydinlatma.org/isik-hizi-nasil-bulundu.html1600 lü yıllarda Roo
Birbirinden bağımsız 2 soru sormak istiyorum.
1. Işık hızının nasıl bulunduğuna dair gugıldan araştırma yaptım. bilimgenc.tubitak.gov.tr Şu linkte ise daha sonraki çalışmalar da var. www.aydinlatma.org 1600 lü yıllarda Roomer ın çalışmasına bakacak olursak X= v.t
Jüpiterin uydusunun karanlıktan çıkma süresini yani t'yi biliyor. Peki yolu nasıl hesapladı da hızı buldu Roomer? Sorum bu. Bir hesaba göre yolu şöyle bulmuş olabilir. Dünya güneşin etrafında dönerken çizdigi halkanın iki zıt ucundayken jüpitere en yakın ve en uzak konumda bulunsun yer küre. Yani dünyanın yörüngesinin çapı yol'u versin. Dünyanın yörüngesinin kaç km olduğu nasıl hesaplandı o yıllarda? Ya da şimdi nasıl hesaplanıyor
2) Fay hatlarının nasıl bulunduğunu gugılda bulamadım. Araştırmalarım sonucu 1940 lı yıllarda profesör İhsan Ketim Kuzey Anadolu Fay hattını bulmuş. Peki yerin kaç km derinliğinde olduğu nasıl biliniyor. Tüm anadoluyu tek tek gezerek mi bu grafiği çıkardı bunun yolu yöntemi nedir?
0
rosey (04.03.23)
2. KAF hakkında bilgim yok ama üniversite yıllarında San Andreas fayı ile ilgili şunu izleyip etkilenmiştim, bir fay hattının nasıl keşfedildiğini ve ardından gelen çalışmaları anlatıyor:
Birinci soruyu net olarak açıklayacak kadar teknik bilgim yok ama özet olarak geometri ve trigonometri kullanarak mesafeler, çaplar, çevreler hesaplanabiliyor. Araştırırken kolaylık olması açısından şuraya bakabilirsiniz; evrimagaci.org
Fay hatlarının tespit edilmesinde kullanılan birçok yöntem varmış. yerinde yapılan fiziki incelemeler, havadan ve uzaydan yapılan görsel incelemeler, tarihsel Sismolojik kayıtlar gibi. Örneğin siz bile Google Earth’ü açıp baksanız kuzey Anadolu, san andreas gibi fayları çıplak gözle anlayabilirsiniz. Ya da Everest’in olduğu dağ sırasına bakarsanız nasıl iki plakanın birbirini sıkıştırdığını ve dağ sıralarını yarattığını görebilirsiniz. Keza Japonya’da neden manyak gibi depremler olduğu da hemen ülkenin kıyısında, okyanusla kesiştiği yerdeki derinlik farkından anlaşılabiliyor, plakaların birleşim noktası gibi.
0
orient blue
(04.03.23)
1. kepler'in yasalari. kepler formulize etti, ondan once de hesaplayan olmus olabilir bilmiyorum. ama kepler ile beraber her gezegenin yorunge averajini bilebiliyoruz.
kepler'in ucuncu yasasi t^2 = K*r^3. yani gezegenlerin gunes etrafinda donus periyotlarinin karesi ile gunese 'ortalama' uzaklarinin kupu arasinda matematiksel bir iliski var.
diger yasalari sayesinde de degisen yorunge mesafeleri ve hiz arasinda iliski kurulabiliyor.
Ben sevmiyorum. Sokakları düzensiz, ne zaman yürümeye kalksam sinir krizi geçiriyorum. Evler de eski. Yeni olanlar da o paraları hak etmez. Mekanları güzel ama sanki kenar mahallenin birini boşaltıp içine refah seviyesi yüksek kesimleri doldurmuşlar gibi. Çok anlamsız geliyor.
0
ruhen hastayim ben
(04.03.23)
izmirden taşınıp 1 sene oturdum. insan kalitesi iyiydi, sokakta yürümesi bile keyifliydi. bir daha istanbula taşınacak olsam taşınacağım tek yer diyebilirim.
0
mister green
(04.03.23)
feriköy bayağı büyük bir bölge aslında bu soru için. tekinsiz noktaları da var ama genel olarak benim de çok çok sevdiğim bir yer istanbul'da. esnaf kültürünün hala ciddi anlamda devam ettiği de bir yerdir. bana biraz bu "türk dizilerinin ilk bölümünde ana karakterin mahalleliyi selamlayarak yürüdüğü sokak" izlenimi veriyor, öyle anlatayım.
0
knight of cydonia
(05.03.23)
dünyanın parasını ödeyip yaşam kalitenizi düşürmek istemezsiniz emin olun:)
Sıkışık sokaklar, güneş görmeyen binalar, kalabalık, trafik, eski binalar, bitmeyen altyapı sorunları, 7 milletten birbirinden değişik huyları olan komşular...
Sırf 3-5 tane hipster pizzacı ve alkollü mekan açtı diye popüler olmuş bir semt.
Azıcık uzun, okuyup yanıt verenlere teşekkürler.üç seçeneğiniz olsun, hangisinden ilerlerdiniz?1.seçenek: 8 yıldır hayatınızda. Yaklaşık 3 sene sevgili kalmışsınız parçalı sürelerde. Zamanında denediniz ve soru işaretleri taşıdı. Size karşı çok iyi. Uyumlu çiftsiniz ama gerçekten mutlu olmadığınızı
Azıcık uzun, okuyup yanıt verenlere teşekkürler.
üç seçeneğiniz olsun, hangisinden ilerlerdiniz?
1.seçenek: 8 yıldır hayatınızda. Yaklaşık 3 sene sevgili kalmışsınız parçalı sürelerde. Zamanında denediniz ve soru işaretleri taşıdı. Size karşı çok iyi. Uyumlu çiftsiniz ama gerçekten mutlu olmadığınızı gördünüz, emin olamadınız. Bunları emare kabul ettiniz, ayrıldınız. Son 3 yıldır siz istemiyorsunuz ama o aşık ve her fırsatta sizi istiyor. Bunu da dile getiriyor. Bu baskı belki normale döner ve denersiniz yada sizde alışırsınız diye envai çeşit yol denediniz ve sonunda birşey değişmedi. Arkadaşlık hukukunuzun suistimale uğradığını düşündüğünüzden arkadaşlığınızı ve iletişiminizi de bu durumu paylaşarak sonlandırdınız. Kırılmışlık yok ama birşey de kalmadı elinizde.
2.seçenek: 6 aydır hayatınızda. İnanış, dünyaya bakış olarak uyuşuyorsunuz. Karşınızdaki kişide olmasını beklediğiniz kriterler onda var. Onunkiler de sizde var. Çok daha genç biri, jenerasyon farkınız var ama bir şekilde iletişim kurabiliyorsunuz ve bu iki taraf için de birbirinize karşı asla sorun olmuyor.
Her iki kadın kişisinin de yada sizin aile yapısı birbirine uygun değil. Kalpleri ruhları güzel insanlar, yukarıda allah var. Anneleri tarafından seviliyorsunuz. İkisi de evlenmeyi istiyor.
3.seçenek: kimseyi seçmemek, yola devam etmek. aklınızdaki ve geçici seçiminiz ise bu. Size göre bunlar net yanıtlar değil. Ama bulduğunuz yanıtlarda ayıklama yaptıkça doğru mu yaptığınızdan emin değilsiniz. Diğer tüm kararlarınız net idi hayata dair. Bir şekilde o net yanıtları arama kültürüne ve bulmadan seçmeme kültürüne aşinasınız.
Ne yapardınız? Tecrübelerinize göre başka bir yol var mıdır? Hiç sormamaktansa, bilgi birikimine önem veriyorum. Deneyim yaşayarak oluyor ve siz ne derdiniz?
Edit 1: ilk yanıta göre detaylandırma. Edit 2: yanıtlara göre edit. Edit 3: tüm yanıtlar için teşekkür ediyorum. Bu sorunun hiçbir doğru yanıtı yok, kişisel yanıtları var. Ve ben kişisel yanıt verdiğim yoldan yürüyeceğim. çoğunlukla da aynı düşünüyorum. Buradan yanıt yazmayıp, dm atanlara da teşekkürler.
0
baldan kaymak (03.03.23)
tam olarak neyi sordun anlamadım ama 3ü de seni reddeder ya da seni beklediklerini nereden biliyorsun
evlenmek istiyorsan en çok ortak nokta olana git tabi o da mantık evliliği istiyorsa
bence spor salonuna yazıl
0
bir soru sorcam
(03.03.23)
İkisi de sizinle evlenmek istiyorsa ikisiyle de evlenin madem.
0
ruhen hastayim ben
(03.03.23)
Biraz karışık geldi özellikle 3.yü hiç anlamadım Ama cevap hiçbiri Biri doğru olan olsaydı en ufak kuşkun olmazdı
0
photo85
(03.03.23)
1 niye seveneklerde 2 gayet iyi bi sey gozukuyor 3 tercihtir ister iliskide olun ister yalnizligi secin ama yalnizligi sececek birinin sorusuna benzemiyor
0
ala09
(03.03.23)
3
0
gule gule
(03.03.23)
iki kişi arasında seçim yapmanı gerektirecek kadar ikisine de bağ hissetmiyorsan 3
0
orpheus
(03.03.23)
2. seçeneği seçmekten başka çare bırakmamışsın ki jenerasyon farkı anlaşabildiğiniz sürece sorun değil bunu siz de kabul etmişsiniz dolayısıyla 2. seçeneği seçiyorum.
0
tabii lan manyak mısın
(03.03.23)
3. 2’de de gönlün olsa bu kadar düşünmezdin bence. tikleri atmışsın ama yine de olmayan bi şeyler var gibi.
0
deartheodosia
(03.03.23)
2 yi seç ama evlenme.
0
antihero
(04.03.23)
2 tabiki
0
abelardo
(04.03.23)
1 kesinlikle ve kesinlikle değil; evlenme pişman olursun.
2 ya da 3 ve bu da yaşa bağlı. 35 yaş üstüysen 2; 35ten genç isen ve pasif-asosyal birideğil insanlarla kolay iletişim kurabilen bir tipsen 3
Merhaba,Okuldaki özel eğitim öğrencilerimizin müzik ve dans dersi için acil şekilde hoparlör almamız gerekiyor. Yönetim, creative'in en tırt bilgisayar hoparlörünü göndermiş. Tabii ki kullanılabilir bir şey değil. O halde sen marka model ver onu allaım dediler.Derslerde darbukalar çalınırken bile du
Merhaba, Okuldaki özel eğitim öğrencilerimizin müzik ve dans dersi için acil şekilde hoparlör almamız gerekiyor. Yönetim, creative'in en tırt bilgisayar hoparlörünü göndermiş. Tabii ki kullanılabilir bir şey değil. O halde sen marka model ver onu allaım dediler. Derslerde darbukalar çalınırken bile duyulabilecek bir ses vermesi için ne tip özellikleri olmalı? Birden fazla sınıf kullanıldığı için taşınabilir olması da önemli. Tahmini kaç w iş görür? Şu cihaz veya muadili olsun diyebileceğim bir örnek paylaşabilirseniz sevinirim.
0
d e j i n (03.03.23)
bütçe önemli. bana kalsa en az 2x80w bir stüdyo monitör sınıfında alırım.
0
orpheus
(03.03.23)
@orpheus referans monitör çok makul değil çalıştığımız ortam için. rahat taşıyabileceğimiz, beslemek için ekstra bir cihaza ihtiyaç duymayacak, mümkünse bluetooth ile bağlanıp abidik gubidik müziklerin ritim sazların eşliğinde dahi duyurabilecek yüksek sese sahip mümkün mertebe en ucuz alet gerekiyor. üç kuruşa beş köfte gibi bir talep. jbl partybox tarzı bir şey iş görür aslında ama jbl, lüks kaçar.
0
🌸d e j i n
(03.03.23)
aga kaç paran var söyle ona göre link atayım. öğretmenlere hizmet etmek şereftir.
0
alperz
(03.03.23)
bilgisayara bağlamalı biz bunu kullanıyoruz. 20 tane 4-5 yaş çocukları arasında gayet güzel ses veriyor.
bir suredir yogun sekilde spor yapiyorum ve karin kasi meselesini kafaya takmis durumdayim. tenis oynuyorum, kosuyorum, gym'e gidiyorum, yoga yapiyorum ve her gun duzenli olarak 15 dk. karin calisiyorum. kilom boyumdan 10 az ve vucudum oldukca fit ama yediklerimdeki yag oranini azaltmama ragmen karn
bir suredir yogun sekilde spor yapiyorum ve karin kasi meselesini kafaya takmis durumdayim. tenis oynuyorum, kosuyorum, gym'e gidiyorum, yoga yapiyorum ve her gun duzenli olarak 15 dk. karin calisiyorum. kilom boyumdan 10 az ve vucudum oldukca fit ama yediklerimdeki yag oranini azaltmama ragmen karnimdaki hafif yag katmanlari asla gitmiyor.
karin hareketlerimi bu kizin videolari esliginde yapiyorum. onun araliksiz yaptigi 10-15 dakikalik videolarda benim 2-3 kez ara vermem gerekiyor. bu kiz gibi bir karina sahip olmak icin daha ne yapmaliyim, bilmiyorum. lutfen dalga gecmeyin, dedigim gibi bu meseleyi kafaya taktim! :)
Dalga geçilecek bir konu yok ama karın kasının belirginleşmesi kadın için de erkek için de 2 şeye bağlı: Birincisi düşük yağ oranı ikincisi yüksek kas kütlesi. Erkekler testosteron avantajı nedeniyle %10-13civarı bi yağ oranında düzenli antrenmanlarla belirgin bir karın kası kütlesine sahip olabilir ama kadında durum böyle değil. Kadınlar eser miktarda testosteron salgıladığı için doğal şartlarda çok belirgin kas kütlesine sahip olamaz. Yani haftanın 5 günü en iyi şartlarda antrenman yapıp beslenen bir kadın 1 sene sonra ömrü boyunca kazanabileceği tüm kası kazanmış olur, erkekte bu ilk senelerin sonunda miktarı azalmakla birlikte 5 seneye kadar devam eder. O zaman kadın için diğer seçenek kalıyor; yağ oranını düşürmek. Fakat kadınların esansiyel yağ oranı %20 civarıdır. Bu erkeklerin %10 yağ oranına eşittir, bunun altına inmek hem kadın için çok zor hem de kadınların hormonal döngüsü için riskli, yani düşük yağ oranındaki kadının regl döngüsü bozulur regl olamadığında vücudu östrojen bombalamaya başlar östrojen sonra tostosterona dönüşür o da vücudun erkek tipi değişime uğramasına neden olur uzun vadede. Peki bu kadın ne yapmış dersen bu kadın, yüz hatlarından anladığım kadarıyla bir miktar testosteron almış, biraz da şop yapmış. Yani sen bu kadına özenme bu kadın baştan aşağı operasyon ürünü, senlik bir durum değil. Üzgünüm. Belirgin karın kaslarına sahip olmak bir kadının 100 katı testosterona sahip olan erkekler için bile zorken kadın için hadi imkansız demeyeyim ama imkansıza yakın.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(03.03.23)
yaş kaç bilmiyorum ama bir yaştan sonra göbekteki yağların erimesi çok ama çok zor. verilen emeğe değmeyeceğini düşünüyorum.
ilaç falan kullanırsan daha kolay tabi.
çok kilo verip zayıflarsan o zaman erir ve vücut tipine bağlı olmak şartıyla karın kasın çıkabilir. o da pek sağlıklı olmaz çünkü kas da kaybetmiş olursun ve güçsüz olursun.
0
abelardo
(03.03.23)
@kaleci +1
Şu çizgi denen şeyin adı ne bilmiyorum ama ondan hafif karın kası yapmak mümkün. Ki bence bundan daha estetik duran bir şey. Karın için yoğun şekilde spor yapmaktan çok mutfakla ilişkinizi gözden geçirmeniz gerek. Ne zaman bir hafta karbonhidratı minimuma indirsem karın kaslarım belirginleşiyor.
Yani saçlarım uzun ve kıvırcığa yakın dalgalı, ben saçımı açık dolaşmayı sevmediğim için topluyorum ama toplayınca da böyle sağından solundan fırlayan saçlara engel olamıyorum, çok tecrübeli bir uzun saç sahibi de olmadığım için bunu engellemenin yolunu bilmiyorum. Var mı bunu engellemenin bir yolu?
Yani saçlarım uzun ve kıvırcığa yakın dalgalı, ben saçımı açık dolaşmayı sevmediğim için topluyorum ama toplayınca da böyle sağından solundan fırlayan saçlara engel olamıyorum, çok tecrübeli bir uzun saç sahibi de olmadığım için bunu engellemenin yolunu bilmiyorum. Var mı bunu engellemenin bir yolu? Teşekkür ederim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet (03.03.23)
Çok değil az miktar saç spreyi sıkıp kullanmadığınız bir diş fırçasıyla tarayın.
5 senelik bir ilişki içindeyim. Son 2 yıldır da birlikte yaşıyoruz. Evimizi, hayatımızı ikimiz de ailelerden destek almadan birlikte kurduk, okullarımızdan birlikte mezun olduk, iş aradık değiştirdik, birbirimizin tam anlamıyla iyi ve kötü gününde hep yanındaydık.Sevgilim mezun olup kıdemli bir mima
5 senelik bir ilişki içindeyim. Son 2 yıldır da birlikte yaşıyoruz. Evimizi, hayatımızı ikimiz de ailelerden destek almadan birlikte kurduk, okullarımızdan birlikte mezun olduk, iş aradık değiştirdik, birbirimizin tam anlamıyla iyi ve kötü gününde hep yanındaydık.
Sevgilim mezun olup kıdemli bir mimarla ortak olup bir mimarlık ofisinde çalışmaya başladı. 1-2 ayda bir müşterileri ile birlikte içkili akşam yemeğine çıkıyorlar. Bu akşamlarda eve gelme saati belli olmuyor. Birkaç kez gece 2-3 gibi, sabaha karşı geldiği bile oldu. Baskıcı, maço bir tip değilim ancak bu beni çok rahatsız ediyor. Hem benimle geçirebileceği zamanı bu şekilde dışarıda geçirmesi, hem bir dönüş saati olmaması, hem de yemekteki herkesin karşı cins olması, bundan mutsuz olduğumu belirtmeme rağmen çözülmemesi bende travma oldu. Defalarca kez kavga ettik, özür diledi vs. vs. Pek bir şey değişmedi. Önceden haber ver gecikeceksen diyorum, bildirdiği tek şey "gecikeceği" ve bunun ona istediği saatte eve dönme hakkı verdiğini düşünüyor.
Bu da yetmezmiş gibi bir de iş günleri, saatleri dışında da birlikte çalıştığı mimarla yazışıyor whatsapp'tan.
Geldiğimiz noktada, "ben böyle mutluyum, o yemeklerde mutluyum çünkü saygın biriyim, mimar X hanımım" diyor. "Onlarla A, B, C gibi senin ilgilenmediğin konuları konuşup paylaşabiliyorum." diyor. Ben onun ilgi alanlarını paylaşmıyormuşum, benim mutlu hatırladığım eski anılarımızda bile onun çok mutsuz olduğu zamanlar varmış (eski yazışmalardan, mektuplardan örnekler gösteriyor), sen bana şunu demiştin, bana bunu yapmıştın, vs. vs. Onu boğuyormuşum, sıkıyormuşum, benim yüzümden eve gelmek dahi istemiyormuş, onunla onun ilgi alanlarını, müzik zevkini paylaşmıyormuşum, vs. vs.
Geçmişte tabii ki de hatalarım oldu ancak onları kabul edip düzeltmek için elimden geleni yaptım.
Tüm bunlara rağmen yakın zamanda dahi hem iyi günde mutluluğu hem de kötü günde üzüntülerimi paylaşmıştı. Kafamı karıştıran nokta da bu. Artıları eksileri tartmaya çalışıyorum.
Kağıt üstünde evli olmasak da, biz her şeyde birbirimizin diğer yarısıydık, ve geldiğimiz nokta bu. Siz ne düşünürsünüz?
0
crinix (03.03.23)
Partnerin sosyal sınıf atladığı için seni maddi manevi yetersiz görüyor olabilir. Ne demek bu? Artık daha çok kazanıyor. Daha çok kazandığı için daha seçkin insanlarla takılıyor.
0
elitoangelito
(03.03.23)
"Onu boğuyormuşum, sıkıyormuşum, benim yüzümden eve gelmek dahi istemiyormuş, onunla onun ilgi alanlarını, müzik zevkini paylaşmıyormuşum, vs. vs."
yanlış anlama ama sal beni artık diyor sana. ancak bunu kendi yapmaya cesareti yok. bu yaptıkları da içgüdüsel olarak seni kışkırtarak ayrılık sebebinin sen olmasını sağlamak ve kendi vicdanını rahatlatmak.
0
orpheus
(03.03.23)
bu ilişkiyi ters yüz etsek erkek iş toplantılarına kalsa, iş için yurtdışına seyahat etmesi gerekse bunlar kadının hep hoş görmesi gereken şeyler olacakken tersi olduğunda sıkıntı çıkıyor. ben yazdıklarınızda sizin de alınganlık yaptığınız şeyler olduğunu düşündüm çünkü açık açık yukarıda yazdığınız şeyleri söyleyen biri ilişkide de kalmaz, ayrılırdı bence.
0
deartheodosia
(03.03.23)
Karşı cinsle yemeğe göndermekten ve onlarla mesajlaşmasından korktuğunuz biriyle niye birliktesiniz? Bence özgüven probleminizi çözün.
Ne demek benimle geçireceği zamanı onlarla geçiriyor? 5 yıldır birliktesiniz zaten. Aynı evde yaşıyorsunuz. Bu insanın hiç kendi alanı olmasın mı? Okurken ben de boğuldum sıkıldım valla. En son böyle hissettiğimde işim olmadığı halde boş boş okulda oturup eve gitmeyi geciktiriyordum. Ne acı bir şey.
0
ruhen hastayim ben
(03.03.23)
ruhen hastayım’ın yazdığını ben de yazıcaktım da üşendim sonra. birliktesiniz diye 7/24 birlikte vakit geçirmek istemek çok yorucu ve manasız.
0
deartheodosia
(03.03.23)
O ilişki bitmiş kardeşim. Ortak noktamız yok olanlar da bitti demiş. Senin yüzünden eve gelmek istemiyormuş daha ne desin?
0
rodeocu
(03.03.23)
ilişkinin vadesi dolmuş, ayrıl coco.
0
candide
(03.03.23)
Bazen insanlar farkli yonlere dogru buyuyebilirler, bu cok dogal ve normal bir sey. Bu surecte yakinligi surdurmek caba gerektirir. Biriyle omur boyu birlikte olmak 40 cenazeye katilmaktir gibi bir laf vardi. Insanlar degisir, kendini yeniden dogurur hep. Siz degisime direniyor, degisimden korkuyor ve fark etmeden karsinizdakini boguyor olabilir misiniz? Ayrica Iliskiniz kafanizdaki sinirli kadin erkek rollerine uymadigi icin alisma surecinde olabilirsiniz, bunyeniz gelisime direniyor olabilir.
Bana yazdiklarinizim bazilari pek inandirici gelmedi, ama dogruysa bile sikintili olan kisim 5 yillik bir iliskide ayda bir iki gidilen yemeklerde bile hala 'ihmal ediliyor' rolune giren biri, karsi taraf icin cok yorucu. Ayrica esimiz/sevgilimiz tum ihtiyaclarimizi karsilamaz, karsilamamali, herkesin nefes alacagi, farkli deneyimleri paylasabilecegi alanlara ihtiyaci var. Bu bizleri ve iliskiyi zengin ve saglikli tutan bir durumdur. Iliskinizin durumunu bilemem ama kendinizle ilgili neden 5 yildir sizinle olan birinin zaman zaman yemege cikmasi, kendine bir alan yaratmaya calismasi, saglikli yetiskin deneyimleri sizi bu kadar rahatsiz ediyor, kadin erkek iliskisi ile ilgili sinirlayici gorusleriniz neler, neden ciddi bir ozguven problemi yasiyorsunuz bunlari dusunmek hem simdiki hem de gelecekteki iliskileriniz icin faydali olabilir.
0
kassiopeia
(03.03.23)
Yazdiklarinizi okuyunca ben partnerinizi cok hakli buldum. Bu etkinlikler ona kendisini onemli ve saygin hissettiren, hayatinin sizinle paylasamadigi paylasmasina da gerek olmayan bir tarafini destekleyen ve kendisini iyi hissettiren bir firsat sunuyor. Size "o erkeklerin bana olan ilgisi hosuma gidiyor" demiyor ki, "flort etmekten besleniyorum" falan demiyor yani, "keyif aliyorum, iyi hissediyorum" diyor. Siz de diyorsunuz ki "benimle gecirebilirdi o zamani". Hayat "sevgilimizle gecirdigimiz zaman vs geri kalan her sey" degil ki yani, bir yandan hayatimizi surdurup bir yandan da sevgilimizi dahil edecegiz bu duruma. Ona bakarsaniz doktora gitmek de sizinle gecirebilecegi zaman, gitmesin mi doktora?
O kadar yazmissiniz ama siz bu iliskide sevgilinize ne katiyorsunuz ondan bahsetmemissiniz. "Zor zamanda destek olduk" e guzel de gecti o zamanlar. O da size destek olmus, siz ona. Tamam bir donem destek olduk diye sonsuza dek kendini gelistirmese de, artik sevmesek de, mutlu olmasak da biriyle birlikte mi olalim sonsuza dek? Birlikte guzel zamanlariniz olmus, ama o degismis, ben bunu anliyorum. Degismek kotu bir sey olmak zorunda degil.
Size cok net beni boguyorsun, seninle bir sey paylasamiyorum demis. SIz sordunuz mu mesela, ne yaparsam iliskimizi resetleyebiliriz, benden beklentin ne, benimle su x aktiviteyi denemek ister misin, ben sunu yapmak istiyorum gel birlikte yapalim, bana herhangi bir websitesi, sosyal medya hesabi veya kitap falan onerebilir misin senin konularini biraz daha ogreneyim, vs.
Ayrica bazi beklentiler de yeniden gozden gecirilebilir. Mesela sevgiliniz is yemegine gittiginde gece ikide doner, diye bir fikir birligine varabilirsiniz. (keza siz de) BOylece her defasinda aksam sekizden sonra gec kaldi, niye gec kaldi diye dusuneceginize saat ikiden sonra gec kaldigini dusunmeye baslarsiniz, planlarinizi ona gore yaparsiniz. Sevgiliniz cerrah olsaydi ameliyattayken attiginiz mesaja cevap vermediginde "kimbilir ne yapiyor" diye dusunmezdiniz, farkli durumlar farkli dinamikler gerektirir.
Ha sorunuz "siz ne dusunurdunuz" - ben sevgilimin bana kibarca ben ayrilmak istiyorum dedigini dusunurdum.
0
sopiro
(03.03.23)
Okurken sinirlendim. Kendine başka ev bulup çık. Açıklama bile yapma. Sana saygı duymayan birine saygı duyup açıklama yapmana gerek yok. Bunu en kısa sürede yap.
0
dissendium
(03.03.23)
Bırak karşı cinsle yemeğe çıkmayı, iş yerinde doğru dürüst ortak paylaşımı olmayan insanlar bile whatsapp grupları maskesi altında deli gibi flörtleşiyor. Evli insanlar da buna dahil üstelik.
Şu “kişisel özgürlük alanı, karşı cinsle muhatabiyeti beni ilgilendirmez, özgürlük vs.” gibi zırvalarla dolu pembe dünyanızdan çıkın! Ya da çıkmayıp böyle sonuçlarıyla muhatap olun.
Partnerinizi şahsen itham etmiyorum. Ama karşı cinsle bir şekilde sürekli iletişim içinde olup “etkileşim” içinde olmamak İMKANSIZDIR! İNSAN DOĞASINA AYKIRIDIR! AKSİNİ SÖYLEYEN DE SAHTEKARDIR VE KENDİ HAYATINDA AYNI ŞEYLERİ GİZLİ GİZLİ DEFALARCA YAŞAMIŞTIR.
Elbette ilişki içerisinde insanlar özgür olmalı. Ama o özgürlük, bu özgürlük değil.
Adam/kadın duyuruda hiç görmediği insanla flörtleşiyor aylarca, çeşitli şekillerde; sen kalkmış sabaha karşı eve dönen, “iş yemeği” adı altında bunu maskeleyen insanı rasyonelize etmeye çalışıyorsun.
Hayallerle yaşayanı gerçekler ne yapar bilirsin!
0
duchess jessamine
(03.03.23)
anlattığınız detaylarda çok net "gaslighting" de var. size alttan alta suçlu taraf olduğunuzu hissettirmiş çoktan. "düzeltmek için elden geleni yapmak" bu biraz zamanın da gerektirdiği bir şey. herkes bir şekilde değişiyor. kendinizde bir sorun aramayı bırakın, başarabilirseniz. ama artık durum hassaslaşmış. bu kadar sallamayayım deseniz de alttan alta aranızdakiler kafanızda mesele olmaya devam edecek. bence konuşmanın dahi anlamı yok. çünkü yine suçlanacaksınız. hele bir şeyleri anlatmayı asla denemeyin, anlaşılmayacaksınız. ya sallamayıp keyfinize bakacaksınız ya da ayrılacaksınız.
0
the man with no name
(03.03.23)
eninde sonunda canın yanacak. olabilecekleri yazmıyorum. temiz temiz ayrıl. insanların bu yanını aslında ilişki başında bile görüyoruz ama görmezden geliyoruz.
0
gabe h coud
(03.03.23)
hanım diyince kendini bir şey sanan eziğin teki. tekmeyi bas kendi yoluna git.
0
Hallegadola
(03.03.23)
Sabaha kadar hangi toplantı sürüyormuş ya. Sal bu işi. Bitmiş bu olay
0
jackyr
(03.03.23)
İş yemeği neden sabaha karşı bitiyor ki? Partneriniz X hanım olmaktan önce müşterileriyle arasındaki ilişkinin sınırlarını belirleyebilen pozisyonda olmayı öğrenmeli bence. iş yemeğine tabi ki çıkılır ama sabaha karşı nedir yani. Sizinle geçirebileceği zamanı onlarla geçiriyor gibi düşünmeyin, ayrı bir alanı olması güzel ve önemli. Ama müşterileriyle geçirdiği zaman size göre makul bir zaman değilse bu durumda tercih sizin. Siz aynı şeyi yapsanız ne tepki verecek, özel alan diyebilecek mi o önemli. Durum size uymuyorsa ayrılırsınız.
Onu boğduğunuz sıktığınız konusunu bilemeyiz. Orada hatanız varsa siz de bunu düzeltmeye çalışabilirsiniz. Diğer taraftan partneriniz sizinle sorunları çözmekten ziyade doğrudan sizi hatalarınızla suçlamaya girmiş gibi. Geçmişle suçlamak vs. biraz üste çıkma çabasıdır genelde. O yemekleri neden sevdiğini bile sizin ona hissettirmediklriniz üzerinden açıklamış. Karşılıklı düzeltilebilir bir şeyler ama iki tarafın da istemesi lazım. bence tadı kaçmış ve şimdi bitmese de yakında bitecek bir ilişki.
0
aquarium
(03.03.23)
duchess jessamine, bu iddiana göre tüm çalışanlar aldatıyor :) ya öyle şeyler yazıyorsunuz ki tüm insanları töhmet altında bırakıyorsunuz. ne alaka cidden? o zaman bir partner/eşimiz olduktan sonra hiç karşı cinsle konuşmayalım, iş yapmayalım, bir arada bulunmayalım… bence anahtar şu: flört etmek isteyen fırsat oluşturup herkesle flört eder/aldatır, istemeyen de hangi durumda olursa olsun kendini korur/geride tutar, aldatmaz.
0
deartheodosia
(03.03.23)
Para kazanmaya başlayınca insanların değişmesi çok komik gelmiştir bana hep. Bir de ünvan sahibi olunca statüsünün değiştiğini zannedenler. Sorunlarınız standart ve çok türk işi sadece roller değişmiş. Hikaye biraz serin geldi bana. Güvenin ve saygın sarsılmış gibi hikayenden anlaşılan bu. Kadın açıkça söylemiş bazı ihtiyaçlarımı karşılayamıyorsun, ben de başkalarından karşılıyorum diye. Elini taşın altına koy ortak bir çözüm bulun. Yoksa fazla sürmez bardağın taşması
0
hasmetizm 2046
(03.03.23)
ben de iliskilerde kisisel alan birakilmasindan yanayim. birakmayanla devam edemiyorum. ama o ozgurluk, bu ozgurluk degil +1
insanlar "modern" veya "avrupai" neyse adi iste gozukmek icin abartili seylere goz yumar hale geldiler. oysa avrupali biri de sunu sacmalik gorur.
ustelik rahatsizligini belirtmissin ve ona ragmen devam ediyor kadin. ne oldum delisi olmus biraz da. cok itici geldi bana o acidan da. mimar x hanim falan lol
o sozleri soylediginde, o kavgalar ciktiginda zaten ayrilmaliydin. 5 sene nedir ki. hic beklenmedik insanlar 25 yil sonra hic yere ayriliyorlar. iste o ayriliklar disariya "hic" gozukuyor. ayril daha neyi dusunuyorsun yani. kadin ayrilan taraf olmak da istemiyor gibi geldi bana. hem onu hem kendini rahat birakmis olursun ayrilinca.
0
Kittie
(03.03.23)
bir yerde okumuştum, hayatınızdaki insanla çok badireler atlatmış, çok fedakarlıklar yapmış olabilirsiniz.
ancak biriniz diğerinden önce bir statü atladığında ve değiştiğinde, yanındaki kişi olarak siz ona hep o eski ezikliği, fakirliği, tecrübesizliği veya acizliği -artık yerine negatif ne koyarsanız fark etmez-, bunları hatırlatıyormuş. Yani sizin onu tüm o geçmişinizle bilip sevmeniz, kabul etmeniz bir anlam ifade etmiyor da onu sanki hep güçlü olarak tanıyıp bilenlerin olduğu ortam onu daha çok tatmin ediyor. bence çok suni bir mastürbasyon ama işte ne yaparsın..
neyse işte o yüzden de yeni girdiği ortamında kalmayı veya o ortamdaki kişilerle olmayı tercih ediyorlarmış. umarız bi aldatma falan olmasın o daha travmatik olur.
buradan tek kurtarış yolu sizin onun hipergamisini tekrar tetiklemeniz olabilir. onu merak etmeyin, darlamayın, başka bir şey ile meşgul olun, yeni arkadaşlar edinin, yeni bir uzmanlık edinin veya işinizde uzmanlaşın.
bir şekilde sizde hayranlık uyandıran bir şeyler yaratın. maddi olabilir, sosyal olabilir veya görünüşle ilgili de olabilir.
bu da bir şeyleri değiştirmez ise geçmişler olsun başta korkunc gelebilir ama ben de çok uzun yıllarımı bir insanla paylaşmış olsam da uzun birlikteliklerde insanlar değişiyor. siz de değişmiş olabilirdiniz. mevcut durumunuza uygun bir partner bulmak daha sağlıklı olacaktır.
0
ananiyimioguz
(03.03.23)
Sevgilinizin bir iki ayda bir iş arkadaşları ile yemeğe çıkması, eğlenmeye gitmesi neden problem oluyor? Benim partnerim bunu problem etse benim de gözüme tüm negatif konular batmaya başlardı.
O kadar normal bir şeye takılmışsınız ki itmişsiniz kızı kendinizden. Tahminime göre de bu baskıcılığı biraz fazla abarttığınız için karşı taraf artık negatif görmeye başlamış tavırlarınızı.
Yani o kadar abzürt ki düşünceniz diyecek söz bulamıyorum. 1-2 ayda bir olan gece eğlenmesi de problem yapılmaz be kardeşim. Bir de mesela yazdıklarınız arasında bazı çok saçma şeyler var mesela “ benimle geçirebileceği zamanı bu şekilde dışarıda geçirmesi” demişsiniz. Ayda bir olan buluşma için böyle düşünmek çok hastalıklı bir durum. Ayrıca mesajlaşıyor demişsiniz, a değil b kişisi de olabilir mesajlaştığı. Arkadaşı olmuş artık, arkadaşıyla muhabbet ediyor yani ne var. İnternette gezmesinden bir farkı yok.
0
zimbirik
(03.03.23)
Ayrıl coco, Öyle iş yemeği mi olurmuş gündüzün suyu mu çıkmış. Herkesin kabul ettiği sınırlar farklıdır tabi ama ben ciddi ilişki içinde bunlara sorun çıkarırım. sınır nerede olacak olmayacaksa niye ilişki var ortada sorumluluk niye var diye düşünürüm
0
kararsızataletfilozofu
(03.03.23)
Cinsiyet farketmez, saat ikiye kadar iş yemeği olmaz.
0
Coma
(03.03.23)
ben de genel kani itibariyle 'hobi ve zevklere dem vurma'(bahane uretimi), "mimar x hn" (hor gorme), ve iliskinin bittigi yonunde anladim. ozellikle 'seninle paylasamadiklarimi onlarla paylasabiliyorum' net bir kiskirtma.
aylardir kredi kartimin asgarisini oduyorum sadece.kenarda birikmisim var oradan alip tum borcu kapayabilirim su an ama asgari odemek beni zorlamiyor.ilk kez bu durumdayim. asgari odemem su an maasimin yarisi ediyor.maasla gecinebilecekken kartla gecinir hale geldim.her harcamayi hesapsizca karttan
aylardir kredi kartimin asgarisini oduyorum sadece. kenarda birikmisim var oradan alip tum borcu kapayabilirim su an ama asgari odemek beni zorlamiyor. ilk kez bu durumdayim.
asgari odemem su an maasimin yarisi ediyor. maasla gecinebilecekken kartla gecinir hale geldim. her harcamayi hesapsizca karttan yapmaya basladigimi fark ettim. buna bi dur demeliyim biliyorum.
ne yapayim? birkac ay daha asgariyle gitsem ne olur ve sonu nereye varir bunun? asgari odemenin dezavantajlari neler ?
0
Kittie (02.03.23)
mobil: bir de asgariyi odemek ne kadar surdurulebilir bir sey? harcamalar hep ayni seviyede kaliyor diye dusunelim.
0
🌸Kittie
(02.03.23)
daha detaylı cevaplar gelecektir ama ben benzer bir durumdayken kartı kullanıma kapatıp borcu taksitlendirdim. elimde 10k limitli bir kart daha vardı ve ufak tefek şeyler için bu kartı kullandım.
asgari ödemeyle kart borcu bitmiyor. yüksek enflasyonda bankaya borçlanmak iyi diyenler olabilir, doğrudur. ama ben borcumun olmasından rahatsız olduğum için böyle yaptım. şu an 2 kartım var toplam 120k limitli. aylık ortalama 4k kart kullanımım var sadece. onu da asgariye düşmeden ödeyip geçiyorum.
0
scudman1
(02.03.23)
3 aydan sonra sadece asgari ödersen kartın dönem borcunu ödeyene kadar kartı kullanamazsın.
0
kimlanbu
(02.03.23)
en pahalı faiz kredi kartında. bu yüzden kredi kartı borcu her ay tam kapatılmalı. asgari haricindeki kısma çok fazla faiz ödüyorsunuz.
ayrıca 3 ay sadece asgari öderseniz, kredi kartı kullanıma kapatılır diye biliyorum.
0
tom creo
(02.03.23)
Ödediğiniz faiz oranı yüksek. Sizin yerinizde olsam kartımın limitini maaşınızın maksimum yarısı kadar yapıp devam ederdim. Öyle olunca insan daha kontrollü harcıyor
0
limonlu eksi
(02.03.23)
Öğrenciyken part timedan kazandıklarımla geçinmeye çalışırken bile asgari ödemedim. Borçsuzluk inanın enflasyondan kazanacağınız üç beş kuruştan daha iyi bir şey. Borç insana psikolojik bir yük resmen. Borç psikolojisinden aldığım şeylere taksit bile yapmıyorum. Madem imkanınız var hepsini ödeyin geçin.
0
ruhen hastayim ben
(02.03.23)
Sonsuza kadar borc bataginda kalmanin en garanti yolu. Kredi karti borcu diger tum faizlerden fazladir. Yani yatirim yapsan kredi karti borcundan ettigin zarar kadar getiri elde edemezsin. Borc da katlanarak gider yani her ay her ay.
"asgari odemem su an maasimin yarisi ediyor" Bu da demektir ki kazandigina gore cok fazla harciyorsun.
arkadaşlar merhaba kuran'ı bugüne kadar okumadım baştan sona okumak istiyorum fakat arapça bilmediğim için çeviriye ihtiyacım var, daha bugünlerde çevirilerden birisi yasaklanmış yanlış okumadıysam. siyaset buralara geldiyse sıkıntı büyük gibi gözüküyor. tavsiye edeceğiniz bir çeviri var mı acaba bu
arkadaşlar merhaba kuran'ı bugüne kadar okumadım baştan sona okumak istiyorum fakat arapça bilmediğim için çeviriye ihtiyacım var, daha bugünlerde çevirilerden birisi yasaklanmış yanlış okumadıysam. siyaset buralara geldiyse sıkıntı büyük gibi gözüküyor.
tavsiye edeceğiniz bir çeviri var mı acaba bu yasakları da görünce rastgele birini açıp okuyasım gelmedi detaylıca okuyacağımdan dolayı.
@ikikerekac hocam guzel yazmislar da ben daha 50-100 yil oncesi tarihten gelen bilgilerin güvenilirligine inanmayan biri olarak hadislerin falan dogruluguna hic inanmiyorum kuran'a da bir anlamda dogmatik olarak bagliyim. bu nedenle araya haci-hoca-hazretleri sokmadan once kendim okumak istiyorum, kitapla araya kimseyi sokmadan. maalesef arapçam olmadığı için de tercüme okumak zorundayım anlayabileceğim kadarıyla, yorumlar vs. benim için sonraki aşama veya okurken bazı bölümlerde faydalanacağım kısımlar.
0
🌸gule gule
(02.03.23)
oncelikle kuran'i acikca gonderdik diyen allah'a mi yoksa dinimizislam.com gibi tuhaf sitelere mi inanacaginiza karar verin. bu soruya verilen meal okuma anlayamazsin cevabi kuran'la celistigi kadar sark insaninin yuzyillardir icinden cikmasinin istenmedigi cehalet bulutunu yaydigi icin cok tehlikeli bir kafa.
sorunuzun cevabi, teknik olarak elmalili meali gunumuze gore eski turkce kaliyor biraz. daha net tercume yapan abdulbaki golpinarli iyidir. bir de tartismali ve kritik ayetlerde birden cok meali karsilastirmanizi tavsiye ederim. ben oyle yapiyordum.
0
antikadimag
(02.03.23)
Elmalili derim. Sadelestirilmis Elmalili da var. Belki en cok satan, her yerde satan, en orta yollu, belki en genis kitleye ulasmis meal. Camilerde vs. de var. Başka bir isim görsen sorgularsın kim yazmış diye ama Elmalili artik bu konuda kabul edilmistir. Alısveris sitelerine girip en cok satan meal diye aratabilirsiniz.
0
WithWorth
(02.03.23)
Yalnız hadisleri göz ardı ederek sadece Kur'an'a yoğunlaşırsan çok fazla bir bilgi elde edemeyebilirsin. Çünkü hadisler olmadan Kur'an tarihini, İslam tarihini, İslam felsefesini hatta namaz kılış şeklini bile anlayamazsın. Kur'an'ı okurken okuduğun şeylerle ilgili hadisleri de yanında bulundur.
0
etna
(02.03.23)
Elmalılı +1
Rüştünü ispatlamış, genel olarak her görüşte kabul gören bir meal/tefsir.
Yalnız sadece meal okumak yeterli değil, tefsirle tamamlamak daha sağlam bir okuma olur. Şöyle ki mealde bir ayeti salt okumuş oluyoruz ve tercüme eden kişinin ayete verdiği anlamla okuyoruz. Ancak o ayetin geldiği ortam, söylendiği kişi/olay/yer/zaman ve ayetteki kelimeye, gramere verilen mana vs derken bir çok değişken var.
Bu nedenle nasıl ki bir konuşmanın içinden cımbızla bir cümleyi alıp değerlendirdiğimizde çok farklı şeyler çıkabiliyorsa, bir virgül cümlenin anlamını tamamen değiştirebiliyorsa buna göre bakmak lazım.
Kur’an-ı Kerim’de mucize olması yönüyle yaşayan, canlı bir kaynak. İnsanlığın bilgisi, kültürü, yaşama şartları, algısı, teknolojisi vs değiştikçe buna bağlı güncel konuların da Kur’an’da olduğu görülebiliyor.
Bu nedenle salt meal okuyup yolunu şaşıranlar olduğu gibi, imana girenler de oluyor. İşte o nedenle burda şöyle bir cümle var ama bu ne demek istiyor, kafam karıştı denilen noktada tefsirlerden faydalanmak gerekir.
Türkçe yazılmış kolay tefsirlerden Şifa tefsiri olabilir. Genişletilmiş meal olarak düşünülebilir. Mehmet Okuyan’ın da meal/tefsir çalışması vardı. O da yine kısa olanlardan. İlk aklıma bunlar geldi.
0
epitaf
(02.03.23)
Elmalılı övülüyor ama direkt diyanetin sitesinden pdf olarak da indirebilirsiniz
0
ruhen hastayim ben
(02.03.23)
belli grammer kalıpları, deyimler, tekrar eden özellikler var bunları bilerek başlarsan daha faydalı olur bir de 6 aylık temel arapça kursu bile yeterli olur farkındalık için
www.youtube.com ilk 20dk'sı goy goy bu tefsir derslerinin, 21.dakikadan itibaren izleyebilrisin anlamdan çok okuma tekniği öğretiyor
son olarak mantıksız gelen çeviride, google araması yapınca baya bir şey çıkıyor
0
bir soru sorcam
(02.03.23)
Kesinlikle ve kesinlikle yaşar nuri'nin ayet iniş sırasına höre olanı -dışı mavi- olan.
Benim her şeye bakış açım değişti... Parantezsizdir
0
cccbehzatccc
(02.03.23)
Yakın zamanlarda yazılmış hiç bir şeyi okumayın bence.
Atatürk'ün bizzat isteği ile yazdırdığı Elmalı'lı Hamdi Yazır tefsiri herkese yeter, yanlız direkt meal yavan kalır bir şey anlayamazsınız, hatta birebir çeviride "bu ne lan" diyeceğiniz şeyler bile karşınıza çıkar.
Mesela aklıma gelen ilk ayeti yazayım bu konuda; "dünyada kör olan ahirettede kör olacaktır"
Ayet hangi dönemde indi, ne için indi, inmesine sebep bir konu var mıydı? Sonradan yeni bir ayet ile hükmü kaldırıldı mı?
Zamanında meal okumuş ve radyoda sıralı meal dinlemiş biri olarak uyarayım, gerçekten direkt meal çevirisi anlamak için yeterli değil. Hatta yanlış anlayacak bir sürü ayet var konuya hakim olmadığımız için.
0
John Bloor
(02.03.23)
Diyanetin 80'li yıllar basımı bir tefsiri vardı. Onu okumuş çok faydalanmıştım. Sonra, 10 yıl kadar önce bir site vardı. Ayeti yazıyorsun, altalta bütün çevirileri sıralıyor. Hala var mıdır, bilmiyorum. Çevirilerin birbiriyle gözde büyütülecek kadar çok bir farlı yok. Mesela biri 'ama' demiş, diğer çeviri 'fakat' demiş. Farklar bu denli küçük. Bu yüzden kimden okursan oku pek bir fark göremeyeceksin. Tam açıklanamayan birkaç husus var. Kadınların örtünmesi konusu mesela. O konularda da internetten diğer çeviri ve yorumlara bakarsın. Tabi bu söylediklerim 10 yıl öncesini anlatıyor. Yeni başımlar, yeni çeviriler var mıdır, onlar nasıldır, bilemem.
0
Mirket
(02.03.23)
Yalnız mealde okusan tefsirde okusan bunların kulaktan kulağa yayıldığı yüz yıllar sonra ancak kağıda dökülebildiğini. Bu zamana kadar bunu anlatanların kişisel yorumlarıyla yıllarca değiştiğini. Bir çoğunun döneminin siyasal çıkarları ile birlikte yorumlandığını da unutmamak lazım.
Günümüzde her cemaatin her tarikatın bir birinden farklı meal ve tefsirlerinin olması buna en büyük örnektir.
mealler arsındaki fark için bir örnek (git: mealler.org )
0
astronom bey
(02.03.23)
çeviri okurken yanında esbab-ı nüzul okumanda fayda var. hangi ayetin neye istinaden, hangi olaydan sonra indiğini yazar. kafanda daha iyi oturur böylece. piyasadaki meallerin hepsi diyanet onaylı olduğu için kafana yatan birisini takip edebilirsin. Elmalılı bence de bu konuda iyidir.
0
faberkastelli
(02.03.23)
ben mesela simdi okuyacak olsam 2-3 farkli gorusun mealini ayni anda okurdum. cunku herkes kendi perspektifinden bir ceviri yapiyor. elmalili meali, yasar nuri meali ikisi beraber okunabilir.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(02.03.23)
acikkuran.com tüm mealleri bulabilirsin. Hepsini aynı anda okuyabilirsin. Kelime bazlı arayıp hangi ayetlerde geçiyor diye bakıp anlam bütünlüğü sağlayabilirsin.
Sizce Kpss Öğretmen Atamaları Ne Zaman Olacak? ve Kaç Bin Bekliyorsunuz?
iyi olmayan gececi
Ben öğretmen değilim ama mücadelenizi yakından biliyorum. Sizce yüzbin atama olur mu bu sene ne dersiniz? Deprem, seçim vs çok done de var. Bana yetmişbin üstü olacak gibi geliyor. Siz ne düşünüyorsunuz?
Ben öğretmen değilim ama mücadelenizi yakından biliyorum. Sizce yüzbin atama olur mu bu sene ne dersiniz? Deprem, seçim vs çok done de var. Bana yetmişbin üstü olacak gibi geliyor. Siz ne düşünüyorsunuz?
yarın ilk defa psikiyatrist'e gideceğim. nasıl konuya gireyim?
duyurukullanıcısı
çeşitli sitelerde toplamda 200'den fazla yorumu varyetişkin konusunda uzmanlaşmış1000tl dedişimdi gidicem bana anlat dk'cım mı diyecek? beni yönlendirecek mi? yoksa dahiliye doktoruna söyler gibi şuram şuram acıyor mu demeliyim?
çeşitli sitelerde toplamda 200'den fazla yorumu var yetişkin konusunda uzmanlaşmış 1000tl dedi
şimdi gidicem bana anlat dk'cım mı diyecek? beni yönlendirecek mi? yoksa dahiliye doktoruna söyler gibi şuram şuram acıyor mu demeliyim?
0
duyurukullanıcısı (28.02.23)
sen basta hangi sikayetle gittiginden bahsedebilirsin sonra o sana sorular sormaya baslar tespit edebilmek icin. duruma gore test yapilir
0
ala09
(28.02.23)
İlk seferinizde anlatamamanız olası. Ben aylar sonra bilgi vermeye başlamışım. Soruları ile sizi yönlendirebiliyor mu, bu önemli. Şu an muhtemelen sorununuz sorun sandığınız şey bile değil. Onun altındaki ana meseleyi keşfedeceksiniz.
0
ruhen hastayim ben
(28.02.23)
anlatmak istiyorsan psikoloğa gitmen daha mantıklı ilaçlık bir sorunun varsa yardımcı olur doktor konuşma yeteneği iyidir, güncel terapi eğitimleri almıştır sana 40dk ayırırsa psikolog'dan daha mantıklı bir seçenek tabi
0
bir soru sorcam
(28.02.23)
Şikayetin ne diye soracak. 'Yeşil sarıklılar cihada çağırdı, ben de hazırlık yaparken rastladığım arkadaşa durumu enlatınca bi psikiyatra görünmemi önerdiği için geldim' düzeyinde, sizi oraya götüren nedenleri anlatın doğrudan.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(28.02.23)
1000 tl bütçeniz varsa engin eker’i öneririm
0
EasyTiger
(01.03.23)
oraya neden gittiniz? hangi sorununuzu çözmeye çalışıyorsunuz? bunları anlatacaksınız.
0
1331c112
(01.03.23)
O yönlendirecek hiç meraknetmeyin. Siz gidip oturacaksınız karşısına. Soru-cevapla ilerleyecek.
Yalnı poliklinikte gidecekseniz kısıtlı süreden dolayı önden kendinize "Şu anda nasılım, böyle olmamın bir sebebi var mı, bu durum beni neden rahatsız hissettiriyor, nasıl olmak isterdim ve neden istediğim gibi olamıyorum" gibi soruları kendinize sorup önden cevaplarsanız daha akıcı bir konuşma geçirebilirsiniz.
0
akhenaten
(01.03.23)
Benim gittiğim dr ların hepsi ilk önce fiziksel sıkıntılarınız varsa onları dikkate alıyor . Muhtemelen hastalığınıza göre kan tahlili falan isteyebilir . Bence hasta olarak kendi iradenizle gittiğiniz için, güvendiği bir veya iki ilaç ile size teşhis koyup bir ay sonraya randevu yazar . Benim şahsi tecrübelerime göre şu an ne hissettiğinle ilgilenecek . Ve sana soracak tabiiki. Siz geçmişten bugüne değil bugün den geriye doğru anlatın zamanınız boşa gitmesin .
iş, çevre aile falanda olabilir.sırf bu yüzden yapamadığınız neler var?ben sokakta dans etmeyi çok isterdim sanırım.https://www.youtube.com/watch?v=GSHTsyJlGbEböyle :)
Gym'de antrenman taytı giyme konusunda biraz kafa karışıklığım vardı ama aştım onu, onun dışında pek bi şey olmadı.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.02.23)
Salıncakta sallanmak.
Hayatta en sevdiğim aktivitelerden biridir ama site bahçesinde, parkta, piknikte vs. çocuklar sallanırken koca kadının gidip sıraya girip sallanması pek tuhaf geliyor insanlara, haliyle yapamıyorum. Halbuki minyon bir insanım; salıncakların çoğuna rahatlıkla sigabiliyorum.
Ben de ya çok geç ya da çok erken saatlerde kuytuda köşede bir salıncak bulursam hiç affetmiyorum.
0
fraise
(27.02.23)
En sevdiğim şeylerden biri pamuk şeker ama sırf dizilerdeki sikko romantizmden dolayı alıp yemeye utanıyorum. Keşke marketlerde satılan bir şey olsa da alıp evde gizli gizli yiyebilsek.
0
ruhen hastayim ben
(27.02.23)
sık sık kadıköy, moda ya da caddede uzun uzun yürüyüş yapıyorum. önceden müzik dinlerken bağıra bağıra olmasa da mırıldanarak yürümeye çekinirdim, pandemi yüzünden maske kullanımı ile beraber çok alıştım, rahatladım. şimdi içimden söylesem bile sürekli dudaklarımla tüm şarkıları söyleyerek dolaşıyorum etrafta. arada ışıklarda filan deli herhalde diye bakıyor gibiler ama çok umrumda değil açıkçası çünkü çok keyif alıyorum, rahatlamış hissediyorum.
0
hypathia
(28.02.23)
hemen hemen hiç yok. moruk olmanın getirdiği böyle bir rahatlık var. eskiden çekindiğim çoğu şeyi şimdi hiç umursamıyorum.
15 yaşında kızım var onu zor durumlara sokmak çok keyifli oluyor, hehe. en son avm'de pasaklısın kukuli şarksını şerefsizin kukuli diye söylüyordum orta sesle. bağıra çağıra da yapabilirim ama cesaret ve insanları rahatsız etmek farklı şeyler.
0
lazpalle
(28.02.23)
ara sira eski (50'ler 60'lardan kalma diyelim) binalarin fotograflarini cekerdim ilginc bir dizayn ve motif gordugumde. boyle mid century/modern falan. turkiye'de cok. 5-6 sene once adamin biri gelip sen niye resim cekiyorsun dedi. ben de hay kodumun ortadogulusu diyip biraktim, bir daha da yapmadim.
0
hot potato
(28.02.23)
ortalama üstü mekanda tek başıma yemek yemek canım sadece düzgün bir şey yemek istemiş olamaz mı
0
bir soru sorcam
(28.02.23)
Kızlı erkekli normal arkadaş grubu ile piknik, doğa yürüyüşü veya tatil yapabilmiş olmayı çok çok ama çok isterdim Böyle bir grupla konsere gidebilmeyi Çimenlerde oturmayı Gençliğim bitti ve hiç bu duyguyu yaşamadım
Son facianın ardından şehirden taşınma planı yapanlar arttı mı? yoksa genel eğilim kadere boyun eğmek yönünde mi?
Son facianın ardından şehirden taşınma planı yapanlar arttı mı? yoksa genel eğilim kadere boyun eğmek yönünde mi?
0
rakicandir (26.02.23)
Yaşadığı evi kontrol ettirme ya da olduğu ilçeden daha güvenli bir yere göç etme planları yapanlar arttı.
0
Cesario
(26.02.23)
Kadere boyun eğdim. Tek deprem tedbirim düdük... işten dolayı mecbur çakılıyım birkaç yıl buraya. Zorunda olmasam 2 sn durmam en iyi yerinde olsam bile. Canım izmirimin tezek kokusunu tercih ederim. Gerçi orası da deprem bölgesi de istanbuldansa her yer bana daha güvenli geliyor şimdilik.
0
personaa
(26.02.23)
Tüm kardeşler yeni binalarda oturuyoruz. Hayatımıza -sağ kalır isek- annemlerin beykozda hiç kiraya vermediği hobi olarak kullandığı müstakil bahçeli bir villası var. Orada toplanmayı düşünüyoruz. Başka da yapacak bir şey yok. Benim bulunduğum bina haldur huldur testlere falan başvurdu ciddiye alıyorlar yani.
0
ruhen hastayim ben
(26.02.23)
taşınmaya çalışan tanıdığım tek biri bile yok zaten etrafımdaki çoğu kişi yeni binalara taşındı son 10-15 senede. eski binada oturan kimse kalmadı çevremde neredeyse
kafası çalışan insanlar zaten 99 depreminden sonra bunu düşünmeye başladı. fay hatları yeni tespit edilmedi sonuçta, 30 yıldır bu muhabbet var büyük istanbul depremi de yıllardır konuşuluyor. sırf güzel semt diye fay hattının üstünde yaşayanlar şimdi bunu düşünmeye başladı. şu an ise artık çok geç, ev fiyatları da inanılmaz arttığı için şu an istanbulda güvenli bir yerde yaşamak isteyen adamın çok büyük paralar harcaması ya da şehri terk etmesi lazım.
0
roket adam
(26.02.23)
biz de tasinmistik daha once ama benim yasadigim ev eski fakat saglam dendi. istanbuldan gitmeyi dusunmuyorum cevremdekilerden deprem sebebiyle tasinan veya dusunen olmadi. deprem bolgesindeki arkadasim da evinin catlaklarini yaptirip oturmayi dusunuyor
0
ala09
(26.02.23)
Memurum. Ev benim. Tayin isteme imkanım yok ki zaten istanbuldan kaçabilen memur çoktan kaçtı.
Ev benim olmasa istanbulda yaşayamam bile 12.000 maaş+5000 ek gelir ile. Tayin alabilirsem bir dakika durmam giderim, fakat öyle bir şey olmayacağı besbelli. Kaderime boyun eğdim, 60 yıllık binada yaşıyorum. Dönüşüme girmeden yenileyebilme imkanım yok.
0
anneterligi
(26.02.23)
Tüm denklemleri bozdu ki duyarlı, bilinçli ve eğitimli bir insanım...
Ev eşimin ve yine bina olması su serpiyor...
Ama işyerimiz en sıkıntılı mahallelerden birinde ve kolonların demirleri bile gözükşyor.
Yeni bi denklem arıyoruz bir yere taşınmak için, ben mahalleden gitmek istiyorum ama işi yeni kurduk; taşınırsak iş yapamaz hale geliriz...
Şu aşamada deprem olursa, hiç umursamayan insanlar gibi olacak sonumuz; bu da çok sinir bozucu ki binanın çürüklüğüyle ilgili aylardır mal sahipleriyle konuşuyoruz. Eşim de görmezden gelmeye başladı o da borçları düşünüyor.
Konu konuyu açıyor; başka dğkkana geçecek masraf yaparsam semt değiştiriyorum diyorum; e semt değiştirsen nolcak şehir mahvolacak. Memlekete gidelim diyoruz o da istanbulda çok etkilenecek bir yerde. En azından ailemin yanında olur; koşarak yanlarına giderim diyorum.
Sonra da böyle olmaz diyip ülke mi değiştirsek diyoruz o da imkasıza yakın.
Sonuç: gözlerim tavana dikili, 'napacağız şimdi' diyerek gözlerim doldu geçende...
0
gadlemler
(26.02.23)
ben ülkeyi terketmeyi düşünüyorum. bu ülkede hiçbir şey düzelmeyecek, 33 yılımı çöpe attım. yarın bir gün bir şey elde etsem; ertesi gün devletin, insanların, ülkenin sahip olduğu kayıtsızlıklar yüzünden o şeylerimi yitirme ihtimalimin ne kadar yüksek olduğunu gördüm. hayatımın 20 yılını daha "ülkenin düzelme ihtimaline" harcayacak motivasyonum kalmadı.
istanbul belki yıkılacak, belki ben öldükten sonra yıkılacak. ama böyle bir kumarın içinde yer almak istemiyorum. bu düşünceyle yaşamak istemiyorum
0
tchuck
(26.02.23)
Taşınma-gitme geyikleri lafta kalıyor, yıllardır insanlar birçok konuda şikayet etse de bir yere gitmiyor. İstanbul'a alışan imkanı olsa da kolay kolay bir yere gitmez. İmkanı olan Avrupa'ya göçtü ama farklı nedenlerden. Depremden ötürü insanlar tabi ki tedirgin ama hadi kalkın farklı bir şehre taşınalım diyen yok.
Genel eğilim oturduğu binayı/siteyi kontrol ettirme, kentsel dönüşüm sürecine hız verme yönünde.
0
Lethe
(26.02.23)
Yil sonuna kadar ulkeyi, en olmadi istanbul'u terk edecegim sanirim. Zaten sevmiyorum, bombok bi sehir, cirkin, pis gurultulu, kalabalik vs vs.
0
unidentified floating object
(26.02.23)
güney egede arsa bakıyorum, alabilirsem daha sonra 2 katlı bir konut yapacağım.
amacım oraya temelli taşınmak değil, yazları orada geçirme ve artı olası bir marmara depreminde gidebileceğim bir kapının olması. şiddetli bir depremde evinizden çıkabilseniz bile buralarda en az 1 yıl sıkıntlı gececektir, o yüzden dönemi atlabilecek alternatif bir ev lazım.
0
nuisance
(26.02.23)
Depremden bağımsız olarak istanbul'u sevmiyorum. İstanbul'da fazla kazanmanın hiçbir anlamı yok çünkü şehir pahalı yıpratıcı.
0
romario
(26.02.23)
Kader...
0
fakat
(26.02.23)
ankara veya izmir'e taşınmaya yeşil ışık yaktım ama özellikle izmir'de kiralar istanbul ile yarışıyor, ankara'da ise aynı pozisyonda çalışsam alacağım maaş çok daha az. oturduğum bina 54 yıllık olduğu için hemen ev bakmaya başladım, en kısa zamanda taşınacağım. önce bu evden kendimi bir atayım, sonra yurt dışı planlarına hız veririm sanıyorum.
0
saveur
(27.02.23)
yaşadığım ev güvenli ama önceden aldığım bir Ağustos'ta evden çıkma planım var. Göktürk'te bir villa satın almayı/kiralamayı düşünüyorum.
şirket regional yönetimi, bu sene bir başka ülkede yeni bir şirket satın alırsak, seni başına koyarız dedi ama ona göre plan yapmıyorum.
0
gabe h coud
(27.02.23)
taşınma planı çok da uygulanabilirliği yok. işi gücü, aileyi, düzeni alıp gitmek çok zor
SelamBen bunu anlamsızca çok seviyorum. Bu soruyu da fırına gidiş yolumu uzatırken soruyorum. Ekmek almaya gönüllü giden kişi misiniz? Yoksa zorla gönderilen kişi misiniz?İyi pazarlar.
Selam
Ben bunu anlamsızca çok seviyorum. Bu soruyu da fırına gidiş yolumu uzatırken soruyorum. Ekmek almaya gönüllü giden kişi misiniz? Yoksa zorla gönderilen kişi misiniz? İyi pazarlar.
0
Amaranta ursula (26.02.23)
Nefret ederim. Bizde ekmek akşam alınır. Sabah kimse uğraşmaz. Genel olarak sabah saatlerinde dışarıda olmayı sevmem.
0
dissendium
(26.02.23)
Valla bende severim,hele de pazar sabahı güneş varsa..
0
primetime
(26.02.23)
çocukken çok gittiğim için bi iticiliği var.
0
benibulmanlazim
(26.02.23)
Eskiden hiç sevmezdim, şimdi bayılıyorum.
0
plutongezegendegilmi
(26.02.23)
Şu an gidiyorum ve hiç mutlu değilim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(26.02.23)
Gününe göre değişir
0
birmilyonunvarmi
(26.02.23)
cok seviyorum, genelllikle sabah ekmek almak pratik degil hayat yogunlugundan ama haftasonlari vs yapmaya calisiyorum en azindan, firina giden yolun cogunun orman ve nehir kenari olmasi da isi pekistiriyor...
0
hewit
(26.02.23)
simdi aldim da geldim, seviyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(26.02.23)
5 sene önce ekmek yapma makinesi aldım. % senedir dışarıdan hiç ekmek almadım. Makineyi akşamdan sabaha programlayınca, pişen ekmek kokusuyla uyanmak paha biçilemez bir zevk.
0
Mirket
(26.02.23)
Bizim evde hiç ekmek, ıvır zıvır almaya gönderme muhabbeti olmazdı. Görevli getirirdi. Büyüdüm taşındığım apartmanda görevli yok. Ama bu sefer de ben ekmek yemiyorum :d yani sevmem. Hem ekmeği hem angaryayı.
0
ruhen hastayim ben
(26.02.23)
Ekmek almaya gönüllü giden kişi misiniz? Yoksa zorla gönderilen kişi misiniz?
ekmek tüketmeyen kişiyim. son 10 yılda toplasan 10 ekmek almamışımdır herhalde, son 2.5 yılda ise karbonhidrat tüketmedim. yani ekmek almayıp ekmek arası paket söyleme gibi bir durumum da yok artık. öncesinde çocukluk döneminde haliyle zorla gönderilendik.
0
konetsu
(26.02.23)
cocukken hep beni gonderirlerdi, o yuzden hic sevmem. sadece ekmek almak icin de kalkip bir yere gitmem zaten, tek eksik oysa ekmeksiz yerim.
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.